30 Ağustos 2012 Perşembe

Yeşillendim

 
 
orjinal fotoğraf
 
 
 
 
shoplanmış fotoğraf
 
 
Ben çok daha koyu yeşil bekliyordum ama bu da çok güzel oldu.
 
 
(Sokakta mor postallar ve mor rujla gezmek gözüktüğü kadar kolay değil imiş.Tüm gotik hatun ve beylerin cesaretlerine hayran kaldım.)

28 Ağustos 2012 Salı

LOST BOYS

Tekrar tekrar izlenilesi.




Sleep all day,party all night.Never grow old.Never die.It's fun to be a vampire.





 

    
Filmde en çok ceketler güzel.
 
 
 
 ve tabii ki Frog kardeşler.
 
Alan FROG,Sam ve EDGAR FROG.




 
 

 
 
 
 
THE 69 EYES-LOST BOYS
(YÖNETMEN BAM MARGERA )
 
 
 
Amma konseptli post oldu.
 
(havalar soğuk ne güzel,ah ne güzel)
 
DERİ CEKETİMİ GİYMEK İSTİYOORUMMMMMMMMMMMM.
 
 
 
.

26 Ağustos 2012 Pazar

elime makina geçerse herşeyi çekerim.

 
Oturduğum kentte manga bulunca aklım çıktı tabii ki hem de seri olarak DEATH NOTE'U bulunca.Okuyup,animesini üst üste izlemiş olsam da onlara sahip olma istediğimi bastıramadım.Birincisi olmadığından ikinci ve üçüncüyü aldım ve hemen bitirdim,gelecek hafta birinci,dördüncü ve beşinci sayıyı almayı düşünüyorum.Tabii Buffy'nin çizgi romanını da almayı istiyorum.Neden ara sıra para yağmıyor ki gökten?
 
 
 
 
 
Manga'lara sadık kalmışlar,sağdan sola okunuyor,bu şekilde okumak gerçketen çok güzeldi.Senelerin manga okuyucusu olarak ilk defa elimde manga okudum.

"adalet üstün gelecek."
 
 
 
 
Kışın boyadığım "Kitap" kutu.Kutunun şekli fotoda belli olmasa da kitaba benziyor.aslında büyü kitaplarına benzer birşey yapmaya çalıştım ama en son ortaya bu çıktı.İçi ise hala tamamlanmamış durumda.
 
 
Kutuyu çekince kitaplarımı da çekeyim dedim. Pandora "Kitapları çekip napcan?"dedi ama bu görüntüyü bilmiyordu.Kitapların sırtları bile beni mutlu etmeye yetiyor.Al sandalye karşısına otur izle yani.
 
altaki eller Ville Valo'ya ait.
1000 parçalık Victoria Frances yapbozu.Yer olmadığı için bitemedi.Tabii benim de beceriksizliğim yok değil.Bitince çerçevelettirip asıcam.
Redhouse sözlüğü ise neredeyse benimle yaşıt.
 
 
Çizgili herşeyi severim.Zebra kelimesinden ziyade ben Dalton'u kullanmayı seviyorum.
Dalton pijamam.

 
 
(yarın yüzde doksan yeşillencem.Bekliyoruz işte.)

23 Ağustos 2012 Perşembe

.


"Every madness comes with a beauty."dedi Parantez Adam.

"Niye İngilizce konuşuyorsun ki?Biz Türkçe de biliyoruz."diye yanıtladı BatZat.

"Ben demiyorum.Orada yazıyor."dedi ve portreyi gösterdi.

Halbuki, BatZat kördü;portreyi göremedi.


.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Cerulean Sins-Anita Blake(11)




 
 
 
Bence bir önceki kitap çok daha iyidi,o cidden sonunda beni şaşırtmıştı.Ama bu da fena değildi.Okunulabilir.Eğer Anita'nın gittikçe kabadayı olmasını görmezden gelebilirseniz.İyice uyuzun teki olmuş bence.Başlarda ne çok severdim seni Anita.Ayrıca Richard'ın bu kadar kötü gösterilmesini de yazarın o karakterden sıkıldığına yoruyorum.Adam dünyanın en zor işlerinden birini (öğretmenlik)yaparken Anita onu terk etti diye ve Ulfric oldu diye mi bunalıma gircek yani?(tabii bu "içimdeki cnavarı sahiplenemiyorum"olayı hariç)Saçmalık.Ben hep seninleyim Richard.
tabii ki Halmilton'ın tekniği tartışılmaz.sadece karanlığı anlatışı bile şahsen müthişti.

*Vampires were always either trying to kill me, or own me. God hated being popular.

*She thought like a sociopath—no empathy, no sympathy, no guilt, no compassion. In a strange way, that must be a very peaceful existence.
 
*Sometimes love makes you selfish. Sometimes it makes you stupid. Sometimes it reminds you why you love your gun.

*I didn't think he was really asking me why. I believed what I believed about vampires. I think it was the universal cry of why me? Why my son, my daughter,my mother, my country, my home? Why me? Why isn't the universe fair? Why doesn't everyone get a happy ending? I had no answer for that why. I wished to God I did.

*He gave a small nod, and an almost apologetic shrug. "She is a very practical
woman."
"No, she's a very practical vampire. Trust me, Jean-Claude that is a wholennew level of practicality."

*I loathe him in a way that I do not wish to describe.

*"She has stood on the brink of the abyss and stared into it, and the abyss has looked back, has it not?"

*Nothing would ever take her beauty from her, but physical beauty isn't enough to make up for sadism.
 
*Death by fashion.
 
*I believed in love,but I believed in evil, too. Neither love nor evil conquers all, but evil cheats more.

*But once you get me angry I usually stay there. I enjoy my anger, it's the only hobby I have.

*Jean-Claude made a small tut-tut sound.

*We were all shielding like a son of a bitch, trying to stay safe in our own thoughts.

*guilt is a wonderful motivator even among the dead.

*Because when something like this happens it's stillthe police that have to clean up the mess. Well, the police, and your friendly neighborhood executioner.

And I'm learning that you have to make time for what's important. You have to fight to carve little pieces of happiness out of your life, or the everyday emergencies will eat up everything.

 
(Rüyamda Yazı Atolyesi araken Edebiyat klubü buldum ve yaşlı bir amca ile teyzeye "Bazen yalnız olmak daha yararlı olabilir.Toplumsal düşünmek yerine içsel düşünmeye başlar ve oluşturduğu karakterleri daha da derinleştirebilir."dedim.
Bazen bilinçaltım hiç bana benzemiyor)
 
 
.

21 Ağustos 2012 Salı

ABE?





Yapımcı olarak Tim Burton'ı,yönetmen koltuğunda Timur Bekmambetov'u görünce tabii ki "aha bu kesin izlenir,kesin izlerken aklım çıkcak,film bittikten sonra 24 saat yan etkileri gözükcek.Süper olcak"demem doğaldı ama çok tırt bir filmdi.
Abraham Lincoln'ı vampir avcısı yapmak,iç savaşa vampirleri sokmak da çok saçma idi bence.Paranıza kıyıp da sinemada falan izlemeyin bence. (ben öyle yaptım,pişmanım)

Sinema öncesi film tanıtımdalarında:

Alacakaranlık için: Buna paramı niye yedireyim yaa?Saçmalığa bak. "I was born to be a vampire."HAHA.
HOBBİT için:(tüylerim diken diken olur)Buna kesin gidelim bak kesin gidelim kesin kesin gidelim bak bunu izlemeliyiz kesinlikle bak kesin ama.

(bu arada, senaryo da kötüydü.)



.

19 Ağustos 2012 Pazar

Sizi istiyorum











(en favori harfim J)


SONUNDA

Kitapta ilk günü (35 sayfa)yazmayı bitirdim.Yehuuuu.

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Rowboats







(balkon kenarında saman kağıtlara MİKRO KALEM ile yazmak da ayrı güzel.)

(Parantez Adam'a BatZat katıldı.Diğerleri de zamanla gelecek.(en az beş kişi daha))

16 Ağustos 2012 Perşembe

Vampire Knight




Kaname-sama,Zero-kun diye gezindiğim dönemler.Resmen beş yıl önceye döndüm yaa.Vay be.Üstünden ne Nana'lar ne Death Note'lar geçti.







zero-kun

yuuki

kaname-sama


zamanında işim gücüm bunlardı.



(pipetleri severim.Pipet Dostu'nu daha bir severim,en çok severim)

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Su katılmamış salak???




Çok güldüm ya.Cidden.Böyle kahkahalarla falan.

Bu jenerasyon (hepsi değil)nereye gidiyor Naoko?

Vampirlerin güneşte parlamadığını tam tersi yandığını söylediğimde şaşırıp "Ne?"diye soran kızı sollayıp birinci oldun R.M. Tebriklerrrrr.


(mor gözlük aldım.Mohmohmoh.Hem de mosmor)

13 Ağustos 2012 Pazartesi

mor















Mor ile kafayı bozdum.


(en çok seni sevdim koltuuuuuk.)

12 Ağustos 2012 Pazar

LOANA






"Bir gün Güneş Sistemi denen o iltihap ortaya çıkar,onunla birlikte de biz.Ama yıldızlar,Samanyolu ve Güneş öleceklerini bilmiyorlar,onun için de kızmıyorlar.Oysa evrenin bu hastalığından doğduk biz,tahlihsizliğe bak ki pek de akıllıyız ve öleceğimizi anladık.Böylece Kötülük'ün kurbanı olmanın ötesinde onu tanıyoruz da.Aman ne güzel."

"Dar görüşlülerin arasına atılmış olağanüstü bir yaratığım.Daha da gururlu bir biçimde yalnızlığa gömülüyorum."



(44 dakika kesintisiz JOHNNY DEPP röportajı izleyince tüm gün havaya sırıtmak normal olsa gerek)

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Dört senelik bir ilişkinin ardından yola devam etmek zorunda kaldık gözlüğüm.Evlencez galiba biz.Ne iş?

(mor gözlük mü alaydım?Napsaydım?Bilemedim ki.)

(artık çok geç!)


Dört sene sonra yeni gözlük almak ne kadar zormuş,ne çettefilliymiş,bu zaman içerisinde gözükler ne kadar  da çirkinleşmiş.

bazen gözlerimi oyup yerlerinden çıkarasım ve cam göz kullanasım geliyor.

aynısını aynaya bakıp yüzümü görünce de yaşıyorum.Tenimi yüzsem bence daha rahat yaşardım.

Zaten insan neden aynaya bakar ki?Olay baştan saçma yani.

(Canımın ne kadar sıkıldığını blogta ne kadar yazdığımla anlayabiliyorum.Seni kullanıyorum blog.Köti kalpliyim ben.Aahahahaha.)

(bitti.)

10 Ağustos 2012 Cuma

Blondie



Göz kapaklarım ağırlaşmaya başladığında ben :Uyumaktan sıkıldım.


On iki saat uyuduktan sonra ben :Uyanmak zorunda olmaktan sıkıldım.


Bilmem kaç saat açlıktan sonra ben: Yemek yemekten sıkıldım.


Tivide film fragmanı izlerken ben: Sarışınlardan sıkıldım.




(Sanki her yerde sarışın insanlar var.Niye acaba?Kabus gibi.)

7 Ağustos 2012 Salı



En çekilmeyen egoist türü "yazar adayı" egoist türü.Ne iğrençsin be!

Cidden ya,baya bildiğin iğrençsin.Egoist öğretmenden betersin.




(Kullandığım kağıtları kişileştiriyorum,evet.)

bored!!!




keşke seninle bu kadar hemfikir olmasam.

5 Ağustos 2012 Pazar

you must!!!


bunun çıktısını alıp gözlüklerime yapıştırcam.



Sonunda

Sonunda yazdığım karakterin sesini bulabildim.Yazmak şimdi daha eğleceli.

(cidden mutluyum)



heart shape jacket


 Sex Pistols ve Vivien Westwood'un büyük  hayranı Ai Yazawa hanım;bu ceketi aklıma soktunuz,peki almamı da sağlayabilecek misiniz acaba?







( Fimde role yakışan kişi de bir tek Nakashima idi zaten.)








(Her karede başka bir kan festivali olan bir film izleyip üstüne vişne suyu içebiliyorsam ben artık pişmişim,ben artık Jean-Claude ile takılabilirim.)