27 Eylül 2012 Perşembe

DOKKO DOK DOK DOKDOKDOKGO JİN(GREATEST LOVE)

 
 
Dün,gece gece fark ettim ki bloga uzun zamandır doyasıya mızmızlanmıyorum,gideyim mızmızlanayım,bir içimi dökeyim,eskisi gibi onu buna laf atıp kendimle dalga geçerek eğleneyim dedim de bu saate pek birşey kalmadı ne yazık ki.Halbuki çok büyük planlarım vardı hepsi de öncekiler gibi benim tarafımdan katledildi eheheh.
 
Ankara'nın pazarında kuru kafalı çorap bulamamak garipti, sevgili gerçek ve hayali okuyucularım.Poşet poşet kuru kafa ile dönerim diye düşünüyordum,olmadı olamadı.
 
Stajı lisede yapacağımızı öğrenince Kızılay'daki tüm liseliler ürkünç gözükmeye başladı.Ankara'nın havasıyla suyuyla büyüyen bebeler lise çağında gürbüzleşiyor imiş.Tıfıl halimizle ne bok yapacağız çok merak ediyorum.
 
bir yerlerine takmayacakları kesin,Zamanında ben de takmamıştım.Tecrübem var yani.
 
Tahtanın karşısındayken önüne geçmek de acayip korkunç,sanki dolunaya hazırlıksız yakalanmışım da AnkaMALL'de kurt kıza dönüşmüşüm gibi. (ikinci öğretimim,dolunaya yakalanabilirim,evet.)
 
Kendi kovuğumda yaşayacağa benziyorum yine.Saolun duvarlar ve dibimdeki dolap.
 
Saçlarım aktı ve yeşilimsi sarıya döndü ama böyle de güzel böyle de hoş böyle de kabul edilesi.
 
Okulu ve onunla alakası hiçbir şeyi de özlememişim.Bunu söyleyen birinin öğretmen olacak olması çok acı bence.Elimde değil
 
Rüyamda Jack nicholson bana mor spor ayakkabı aldı.Birlikte takılmamız değil de bana ayakkabı almasını yadırgadım.Neyse ki mordu.
 
Dokko jin de dizinin en güzel faktörü.Diziyi tabii ki her zaman ki gibi açıklamayacağım amma ve lakin her daim düzenli gönderileri ile hayranlık uyandıran blog (cidden) Neo'nun Köşesi'nde dizi ile ilgili bilgi edinebilirsiniz.İzleyin,izleyin.
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 

 
 
 

 
 
 
 

 
 
 

 
 
 
 

 
 
 


 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 

 
 
 


 
 
 
 
 

 
 
 
 
 

Hiç yorum yok: