21 Ekim 2012 Pazar

beelzebub

                                                                                 William Golding



Ve bu kadar mı kötü kapak olur Türkiye İş Bankası Yayınları,inanamadım.Bu kadar güzel kitabın kapağı böyle Power Point çıktısı gibi mi olur?Yazık.


William seni sevmeyeni sevmemeye karar verdim,zaten seni sevmeyen insanla ben anlaşamam,ısınamam,ters ters bakarım.Bu kadar da ön yargılı olurum.Çünkü sen insanoğlunun kalbindeki hastalığı öyle güzel yazdın ki seni anlamayanlara acırım ben. (kitabın kötülendiğini görtükten sonra sinirimi böyle çıkartıyorum.)

*Ormanın nemli karanlığını,rahat ve eski bir giysi gibi sırtına geçirmişti.

*Dişi domuzun yarı kapalı gözleri,yetişkinlerin o sonsuz ve duygusuz vurdumduymazlığıyla donmuş gibiydi.

*Neden herşey böyle bozuluyor?

*Akşam olmuştu.Huzurlu bir güzellikle değil,şiddet tehditleriyle dolu bir akşam.

*Sanki iktidar,bilekleriyle dirsekleri arasındaki kabaran kaslarına yerleşmişti.Sanki otorite,küçük bir maymun gibi omuzna tünemiş kulağıın dibinde geveze geveze konuşuyordu.

*.....Ralph.......insan yüreğinin karanlığına.............ağladı.


(Mina Urgan'ın çevirdiğini görünce "ooo süper" demiştim ama o kadar çok devrik cümle var ki odaklanma sorunu çektim,çeviriye dikkat.)


Bu günlerde tek eğlencem cam kenarına oturup Hacettepe FM'i dinlemek,hatta her fırsatta dinlemek,siz de bir bakın derim,sitede canlı dinleme olanağı var şükür ki,eve dönünce tek sevdiğim radyo istasyonundan ayrı kalmayacağım ehehhe.

(pazar günü sabahın dokuzunda sokakta tulum çalan kişi dövülmediyse bugün onun en şanslı günüydü,salak herif.)

Hiç yorum yok: