26 Mart 2013 Salı

Öylesine Bıdı Bıdı

Beş şıklı sorular çözmekten açık uçlu sorulara kafa yoramayan bir hale geldiğimi fark edince dedim ben artık yazayım yahu.(aslında yaw sondaki ünlem)

Haftalardır unuttuğum bir bilgiyi şimdi veriyorum.
Bir fizik dehasının ürünü olarak tanımladığımız ve nasıl bu kadar hafif olabilir ki diye kafa patlattığımız sevgili gıpta extra hafif defter.Yaw cidden kocaman defter naasııı hafif nassssı hafif.

Canım, Dedektif Kurukafa okumak istiyor.Zaten Şizofren Ninja okumuş bitirmiş bir de üstüne sollamış,resmen boynuz kulağı geçti durumu yapmış ben daha kitapçılara bile gidemiyorumT_T.En azından aramızdan biri okumuş bulunmakta,buna seviniyorum.

Hastaneden çıkarken kuulluk yapacam diye çantamı kapıya sıkıştırmam ve atkımı yine kuulluk yapacam diye tek elle atmam sonucunda elimdei poşeti omzumun üstüden arkama atmam ve en kötüsü bunlara tepki olarak 5 yaşında kızlar gibi şaşkınlıkla minik çığlıklar atmam unutulamaz.


Bilinçakışımda bir baktım Robert Pattirson mıdır nedir onu düşünüyorum. "Okulda ona benzeyen biri var ama tırtı yok çünkü robertın tırtı yok halbuki ne çok severdim seni Cedric iken Cedric oldun ama Edward olamadın robert yok.Cedric oldun ama adam olamadın robert."diye diye dikildim ankarayda.

Ders kitabı alacam diye girdiğim yerden  sepette 8 ve 3 liraya bulduğum roman ve Yaratıcı Drama kitabıyla çıkkınca tabiisi parmak uçlarımın üstünde yürüdüm.

Aslında buraya yazmayı planladıklarım yazdıklarımdan daha iyi oluyor ama işte,

Ben hala istiyorum ki Avatar olayım (mavilerden değil)Hava bükeyim,su bükeyim,toprak bükeyim,ateş bükeyim,kan bükeyim,kum bükeyim,metal bükeyim falan böyle iste,ama bu da olmuyor.

Mp3 de dinlerken metroda çılgınca dans etme istediği uyandıran şarkı ile veda ediyorum.Cidden,bir an kendimi tutmasaydım çok pis koyverip kopacaktım.



21 Mart 2013 Perşembe

Buda

Malzemeler:yapışkanlı kaplama kağıdı(incik boncukcuda değil,kırtasiyelerde.Nedense saatlerce incik boncukcuda aradık,siz saatlerinizi harcamayın.)Karton.sticker ve gazeteden kopardığımız Asyalı obez çocuk fotoso.

Kartonu ayraç boyutlarında kesip yapışkanlı kağıt ile kaplıyoruz.Papatyaları simetrik bir şekilde Buda'nın etrafına yapıştırıyoruz veeeeee
 
ta-daaaaaaaaa
 

 
Buda ayraç.Kitapları okumak daha eğlenceli.ehehe

15 Mart 2013 Cuma

Yaşasın can sıkıntısı

Yaşasın can sıkıntısı ve sabahtan akşama kadar abur cubur yemek,yatakta pinekleyerek ömrü tüketmek,sinirini paylaşıp daha da sinirlenmek,beklemek her zaman,hatta geç kalmak için uğraşırken bile yine bekleyen olmak,ohoooo hem de nasıl beklemek,bir de öğrencim olsun istediğim hatta keşke kardeşim olsun istediğim insanların yüzlerini görememek

Ve bu akşam beni terk eden takipçi,kimin gittiğini bile fark edemedim doğal olarak,neden gittin çok merak ettim ama.Yoruma yazaydın keşke.

idolü karınca olan ağustos böceği.

Ve içimdeki kolsuz çinli kadın.

Su içmek için bile üşenmek.

Hayatın avuçlarında doldurmaktansa akıp gitmesine izin vermek.

Ve dünyadaki en sağlam yer iki kol iken boşlukta ileri geri sallanmak.

Bak bunların aynısı Plath da yazdı.Sadece depresyonda olan bir kadına neden hayran olunur ki?

Önemli olan sağlıklıyken yazabilmek.Al işte,ben de yazıyorum şimdi.

İçimde biriken küfür fırtınası sağanak olarak yağacak,ama çirkinleşeyeceğim o zaman da, değil mi?

Türdeşinden nefret edenler size haksızsınız diyebilir miyim?
"Ahahahaha."demek istiyorum. "Ne bekliyordun ki?"demek istiyorum. "Üç beş kişi kıçını kaldırdı diye kendini bir bok mu sandın?"demek istiyorum. "Koca marka seni hemen kabul eder mi sandın moron?"demek istiyorum. "Bir de bu yüzden onları kötülemen ne kadar saçma farkında mısın?Belli ki değilsin."demek istiyorum. "Mal."demek istyorum.En çok da "Moron."demek istiyorum.

Neyse ki bunları kendime söylemiyorum. o yüzden;

"Ahahahaha."demek istiyorum. "Avucunu yalarsın."demek istiyorum. "Sözde artistik isimlerle ve dandik pop rpck müzikleri övmekle bir bok olamazsın tabii."demek istiyorum. "Ay ne güzel oldu sana böyle." demek istiyorum. "Senin bu şekilde göte gelmen beni nasıl mutlu etti bilemezsin."demek istiyorum. "Çünkü ben bu anı aylar önce görmüştüm.Ve farkındalığım senden bin kat fazlaydı."demek istiyorum.

O yüzden güzel bir şarkı açıyorum kendime,belli ki açamıyorum,aklıma gelmiyor,neyse.

Pikaçu

Sevgili blogtaşlar ve Pipet Dostu (you see me) ve  diğerleri,

Pikaçu'yu yakından görüp aynı karede olmak ne yazık ki pek de Pokemon dünyasına girmek gibi değildi.Çünkü Anime figürleri sergisi cidden dandik bir sergiydi.O yüzden bu sergiyi ayarlayanlara binlerce teşekkürler,neden,çünkü bedava idi.Bir de üstüne para verseydim çok pis hayalkırıklığı yaşardım.

Ankara'da  yine çok pis bir toz fırtınası olacak galiba.Ona dayanamamışken çölde fırtınaya tutulsam...

Stajdaki öğrencilerin biz sınıfa girer girmez suratlarını asıp envai çeşit homurtu çıkarması cidden süperdi.Bu deneyim bir daha yaşanamaz.

Vay be yine yazcak bişey yok.İyice bomboş olmuş beynim.T_T

Bu haftanın en müthiş olaylarını sıralarsak;

1.Burger King'te tüm kasalar bozulmuşken bekleyip bana servis yapılması ve katta sadece benim tıkınmam.

2.Emekli olmuş bir hocamızın geri dönüşüm kutusuna atılmış değerli kitaplarını didk didik edip ilgi çekenleri kucaklayıp hedie gibi sıfına çıkmak

3.Deri ceket sezonu açıldı.

4.Stajda 'Small Sentence' dedim (ki ben rüyasında çok cazgır bir zenci bayanı ingilizce seslendiren biriyim.)

5.Galiba snavlarda çakozlıcam.mohmohmoh

6.Bir haftada paramı bitirdim.

7.Tüm özelimi buraya döktüğümden kendimden utanıyorum.

8.Kendimden utanmama rağmen hala devam ediyorum çünkü bırakırsam yemek yiyeceğim ama yemek istemiyorum yemekten sonra da ders çalışmam gerek ama istemiyorum vay be resmen 15 yaşıma geri döndüm Allah'ım ben ne zaman büyüyeceğim?

9.Freud'u daha bir sevdim ben yaa.Süper adam.

10.Ona tamamlayayım da öyle bitireyim.




(Yağmur yağsa da rahatlasak.)
(Parantez Adam,özledim seni)

10 Mart 2013 Pazar

Daises are only for hippies



Blog artık The Crow etkisini kaybetti.O yüzden yine yeniledim.

Demek ki aslında saçlarımı kesmek istiyorum ama yemiyor.

Bir saattir blog tasarladığımdan istediğim girişi yapamadım.O yüzden hemen  Google amca'nın bana kazandırdığı pek saygıdeğer bir bayandan güzel bir şarkı çakıyorum yeni tasarım onuruna.

 Bir insanın sesi konuşurken ve şarkı söylerken bu kadar değişir.

4 sene sonra tekrar dersane bebesi olmak çok yorucu imiş.Ama ilk hafta aldığımız tüm setleri kucaklayıp dolaba zulalamamak çok hoş bir histi.Yine de ikinci öğretim öğrencisine yapılacak en büyük kötülüklerden biri dersi 9 da başlatmaktır.

Dersane başladıktan sonra 4 senedir bitmeyen uç kutum(tembelliğimin cismani hali gibiydi kendisi) üç haftada bitti.Sanki uçlu kaleme uç gerekmiyormuş gibi sürekli uç almayı unutuyorum.

9 saat ders gördükten sonra nöronlarımda aşırı artış olduğundan biyolojik dengem çöküyor.Bedenim resmen aşırı doğum artışı yaşanan ve yasak göçmenlerle dolmuş taşmış bir ülke gibi.

Frida'nın hem filmini izleyip hem de kurgusal biyografisi okuyunca neredeyse Frida kusacaktım.

Vay be yine yazcaak birşeyim yokmuş.Halbuki nasssıl da hevesle gelmiştim.Yazık.

kendi ütopik adamı(bana ait olan ADA) kurabilmem için piyangonun çıkması lazım.Çünkü işinin en iyisi beyin yıkayıcılara,soyumun 15 kuşağına yetecek harcamalara ve 3. Dünya Savaşı çıkarsa kendileri koruyacak savunma mekanizmaları almaları gerekcek ama işte önce para,herşey para laa.


Body Words'teki her şey bana yapay gibi gözüktüğünden pek etkilenmedim de tırnaklar harbiden iğrençti.

şimdide anime figürleri sergisine gidecem.Bir blogta okuduğuma göre pek iyi değilmiş ama beleş olduğundan her türlü gidilir.

Sanırsam bu kadar.