8 Nisan 2013 Pazartesi

Kütüphane diye bir şey var adamım

İnternet ortamında daha fazla kitapla yüzgöz olurum diye takip ettiğim tüm kitap bloglarını terk etmeye karar verdim.(Antivenom hariç)

Sinirimi buraya kusacam diye nereden başlayacağımı bilemedim.mohmohmoh.

İlla,illa,illa da kitap almak zorunda değiliz,biliyosunuz değil mi?Hani böyle halk kütüphaneleri ve okul kütüphaneleri falan var.

Arkadaş,sevgili,kuzen,o da olmadı komşular arası kitap ödünç verme diye bişey var,onu biliyor musunuz?

Kitap fuarlarına gidip de cüzdanını onlara vermen sizi pek kitap okuyucu yapmıyor,acaba bunun farkında mısınız?Değilsiniz.

Okunan çoğu kitap sadece günlük kelimelerle yazılmış ve ana fikir ve temadan yoksun kitaplar olduğunun bilincinde de değilsiniz.

Tanıttığınız tüm kitapların çoğu bir bok değil,hadi bunu da fark edemiyosunuz diyelim.

Kütüphaneleri görmezden gelmeyin moronlar.

Ayrıca  büyük harflerle eklemek istiyorum ki SEN EĞER TIRT KİTAP OKUYORSAN SENİNLE DALGA GEÇERİM OĞLUM BEN.

he,şöyle birşey gelirse "sen hiç tırt kitap okumadın mı?"Muhtemelen ben de çok küfür yedim.

Ama ne yazık ki artık çok egoistim ve hümanistiliğim sadece staj öğrencilerime yetiyor o yüzden DALGA GEÇERİM OĞLUM SENLE.

Nolur takım elbiseli adamlar para kazancak diye ağaçlarımızı katletmeyelim.Ne salak yazarlar kazansın ne de takım elbiseli adamlar.

Sonuçta para da o salak kitaplar da aynı hammadeden yapılıyor,en azından nöronlarınızın bunu algılayacağını umuyorum.

kendi sayfamda sinirimi kusmam bi boka yaramasa da bana iyi geliyor.Bu da ayrı çeşit luzırlık.

(kol saatimsiz bir hiçim ben,onu anladım bebek.)

Hiç yorum yok: