17 Nisan 2013 Çarşamba

Oh la la

Bu hafta ki çıkarımlarım ile 26.Budda olmaya adayım.

İlki;sims oynarken yanarak kaybettiğim simin bana ölümün ne kadar bilindik olsa da beklenmedik olduğunu ve her an herkesin başına gelebileceğini göstermesiydi.Bildiğiniz adam otları yakarken tutuştu ve ben panikten ne yapacağımı yaşırdım.Bu avuç küle döndü.Ne kadar bir sim olsa da ölümü beni sıktı ve ölüm karşısında yaşadığım  gerçeğe en yakın deneyim ile ne kadar aciz olduğumuzu tekrar tekrar anladım.Bu kadar uzatmaya gerek yoktu gerçi.Neyse.

İkincisi ise PARA HER ŞEYDİR.O kadar idealist takıldıktan sonra benim de paranın peşinden koşmam ne kadar yaralıyor ve hayalkırıklığına uğratıyor bilemezsiniz.Tekrar 17 yaşıma dönüp tek hayalim yazar olmak olsun istiyorum ama artık sadece planlar yapıp aynen bozuyorum ve bunun kıstası ise ne kadar para kazanacağım.

Üçüncüsü ise; iç sesimi kesinlikle dinlemeliyim.Eğer iç sesim bana 'Bugün ders yok.'derse kesinlikle dışarı çıkmamalı,otobüs beklememekli,derse yetişmeye çalışmamalıyım.Çünkü o otobüs beni 45 dakika bekletecek,geldiğinde ise beni görmeden geçip gidecek,yine beni yürütecek ve yetişmeye çalıştığım ders ise dakikalar önce bitecek,hoca basıp gidecek ve o hocayı 6 kat inip çıkmama rağmen ve en sonunda(tabii ki birinci kattaymış)bulduğumda ise hoca olmacaktır.O yüzden iç sesim her zaman uyarıcı niteliktedir.

Dördüncüsü ise yıllarca bilinçaltımı türlü sıfatlar ile kötülesem de o benim kankam imiş.Moralim ne zaman bozulsa hemen beni kurtarmaya bakıyor.Misal;kütüphanede salak kitapların bulunduğu raftan kaliteli kitapların bulunduğu rafa geçerken "Şimdiiii level atlıyoruuuuzzz."demesi.Gerçi bu iç sesimle karışık bir olay.

Ankara'da papatya desenli kumaş nereden bulunur bilen varsa lütfen haber versin.Özellikle papatya başka çicek böcek değil.tamamen papatya.Thank you and good bye.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=hZHUzHbFkJs

hobarey!