1 Temmuz 2013 Pazartesi

Evim evim hımhım


Evde üvey evlat konumundaki odam şuan ailenin en kuul odası.Tüm paramı odamı süslemeye yatırdım ve emelime ulaştım.mohmohmoh

Bazı eşyalarımın koridorlarda kesilmesi,asya esintileri olan kedili bardağımın "bakalım iyice çatlayacak mı?"diye bulaşık makinasına atılması,dolap düzenimin kaş göz arasında değiştirilmesi tabii ki benden daha üstün yetkilere sahip olan annemin marifeti.Kadın direk söyledi zaten.Bilinçaltı haykırdı." benim evim,bozamazsınız."dedi.

Ben de "benim odam,elleyemezsin diyemedim." "Her yer benim odam,her yer elf."diyemedim. Annemi devirmek olanaksız.

Yaşadığım kentti daha Ankara'nın dönüş yolunda kötülemeye başladım ki ne mızmızlanıyordum ne şımarıklık yapıyordum.İkinci el kitapçı bile yok yahu.Neyleyim ben burayı güzelim Ankara varken.

Bu arada  30 metre mi ne ilerdeki düğün salonu sayesinde "Ankara'nın bağları" adlı eseri Ankara'da olmadığım kadar çok dinledim.Hem de son ses.

Bu sefer ki kaçış güzergahım İstanbul.Oraya kapağı attım attım yoksa burda gubudik bir okulda çalışmaya başlarım..Öğrenci her yerde öğrenci tabiisiii ama....(GAF)

Ev sanki haberim olmadan soluduğum bayıltıcı gazlar gibi.Ne olduğunu anlamadan günler geçip gidiyor,elimde bir bok yok.Ne kitap okuyorum ne de yazıyorum.Ayrıca göbeğim balina yutmuşum gibi top halini aldı.

Çocuk parklarına yerleştirilen egzersiz aletleri bu yaz kankam olacak.

Yazdığım kitabı ablama verdim.Kan bağım olan birine ilk defa okutuyorum.Heyecan oranım yüzde iki yüz.

Bir dönem Survivor'ı kaçırmış olsam da üç günde açığımı kapattım.Oh yeah Hilmi Cem.Kazansın diye oy atmayı düşündüğüm ikinci insan.Hilmi Cem benden bir yaş küçük olsa da öğretmenlik psikolojisiyle adama hep "ay çocuğa ne dediler." "ay çocuk ne kadar sevindi." tarzı komşu teyze yorumları yaptım.Muhtemelen öğrencileri bayıcam.

Yiğenim ayaklı sinema dergisi gibi.Vizyona girmiş,girecek olanları tarihleriyle,kentteki AVM de hangisinin olmadığına kadar biliyor.Tüm Hollywood aktörlerini ve ne yazık ki Justin Biebir mı ne onu ve Nicky Minaj mı ne onu da bilyor 8 yaşında.Ben 8 yaşındayken belki de Destiny's Child'ı bile bilmiyordum yahu.

Ergenliğe girdiğinde onu bu popüler kültür ağından kurtarmayı planlıyorum.

That's it ahahahaha I like it ahahaha

1 yorum:

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=WqrayxTy9To