19 Kasım 2013 Salı




Buna katılarak dakikalarca gözlerimden yaş gelene kadar güldüm.  Artık sadece havada uçuşan çocuklara gülebiliyorum.

*Karma var,cidden.Etme bulma dünyası da var,cidden. Ağır bir şekilde çıkıyor şuan benden. Şöyle ki paramla kültürüme kültür katmak için gittiğim fantazya sempozyumunda Rowling'i işledik ve hocamız çok sevgili Kutlu idi. Ben çıkışta "Ulan, üç beş şey anca çıktı bu dört saatten."dedim. Meğer zaten bunları biliyormuşum ben dedim. Çok da gerek yokmuş dedim ama ilk dakikalar nasıl heyecanlandım "Ohaaa,Kutlu ile aynı odadayım ben ve sesini duyacağım.Göt kadar sınıfta Harry Potter tartışacağız." Eve dönerken ise tek düşündüğüm aç midemdi, çok fazla etkilenmemiştim. Tabiisi sınıftaki diğer Potterdaşlar ne düşünüyor diye Twitter'da izlerini sürdüm ve akıllarının çıktığını gördüm ki koridorda  yaptıkları geyiklerden onların Edebiyat öğrenciyi olduklarını çıkarmıştım. Bu durumu bilimum yerlerde yazısal ve sözel olarak anlattım. Sonuç olarak bugün bir saat içinde ağız burun akacak şekilde hasta oldum. Hasta olmamı yediğim soğuğa da yorabiliriz tabii ki ama ben karma'ya yoruyorum.

*Yazmamak için her gün kendime yeni bir mazaret buluyorum ve hepsi de çok kaliteli oluyor.

*1400lerde yazılmış kitap ben başta çok etkilese de sonlara doğru verdiği vaazlar ile yüzyıllar sonrasında içimden ona siktiri çektim. Ağzım bozulmaya başladı ama hoşuma gidiyor.

*İç sesimizin sesi yok.

*Sadece yazdıklarını okuduğum insanların sesini duymak ayrıcalık gibi geliyor bana. Her gün gördüğüm insanların yazdıklarını okumak ise geriyor. Sanki gereksiz yere samimi olmuşuz,yalan yere en yakın arkadaşımmış gibi. Ve çoğunun yazdıkları bir bok olmadığından nazik dönüt vermek zorunda kalıyorum. Bu konuya nasıl geldik,gelmememiz gerekirdi.

*Sadece kendi egosu tatmin olduktan sonra beni siklemeyen hocalarıma da en içten orta parmaklarımı gönderiyorum. Bu kadar anaç ve fedakar olmanız bir gün ....(sansür.....(kıç deliğinizi yırtabilir) Sanırım ben sinirlenmişim. Ve sanırım ben Garez besliyorum ve bunu büyük harflerle yazıyorum.

*Etraf manyak dolu.Sizin haberiniz yok. Manyakların içinde yaşıyoruz ve en kötüsü psikopat olduklarını kabul etmemeleri. Haberiniz olsun. Bu yüzden çocuk doğurmayı derhal bırakın. (Geleceği bir saniyeliğine görür ve sırf bu cümlesi yüzünden tutuklanır) Azalarak bitelim. Ergenlikte bizi kısırlaştırsınlar. En rahatı.

*Hayatımda gördüğüm en kıytırık şeylerden biri kendi imzam.

*Johnny Depp bir gün ölecek. Üzüllüyorum.

*İnertte gördüğüm yamyam kadından sonra (parça parça edilip buzluğa atılmış bacaklar,kollar) Hannibal dizisine kıl olmaya başladım. Böyle vahşet ve insaniyet dışı olguları neden romantikleştirerek süsleyip püslüyorlar ki? F-U!

*Bir ütopya fikri olarak; yağlanmayan saç.

*Komadaki insanların saçları yağlanmıyor mu?Yağlanıyorsa ne yapıyorlar?

That's it,ahahaha.




9 Kasım 2013 Cumartesi

Resmen yazma hevesim sömürüldü.

Perşembe günü ıkınsam da yazamadığım için kendimi kutluyorum.

Ve hala daha yazamıyorum.

Yazmak istediklerim salak vınnımın yavaşlığı sebebiyle sömürüldü.

Çok anlamlı bir post yazacakken olay buna döndü.

Ama yavaşça toparlıyorum sanki.

Kim derdi ki Gün gelecek deri ceketinden bile sıkılacaksın.Deseydi inanmazdım. Yürü git lan derdim.Hatta abartıp Siktir de çekebilirdim. Bu aralar yine ağzım bozuldu.Keşke yazıya geçirmeseydim ama tutamıyorum parmak uçlarımı,kemiği olsa bile durdurulamıyor.

Tüyap insana bir buçuk saat yetiyor. Cüzdan bağırıyor çünkü "Siktir artık buradan"diye. Ve de çok önemli olarak bazıları çekçekli bavul ile gelmişti.Vay dedim zeka bir sıvı olsaydı kesin bunlar kana kana içmiş çünkü anca bunların aklına gelir.Tebrik ettim.Orada bir kızda postalımın aynısını gördüm. O benden binbeşyüz kat daha havalıydı ama ayağımızdakiler aynıydı. Bundan bir çıkarımda bulunamıyoruz.

Onbeş yaşındaki ben, gelecekte iltifatları siklemeyeceğimi bilseydi eminim ki ayrı bir özgüveni olurdu. O zamanlar da denilenleri takmıyordum gerçi, ergenliğimde ayrı bir kuulluğum yok değildi ama bu resmen tiksinti. Yalan yere egomu şişirmeye çalışma. Neyin ne olduğunu biliyoruz heralde. Aşalım lütfen bunları.

Ayın Yedisinde bir burukluk hissettim tam kalbimde.Takvime baktıkça hatırladım. Artık bursum yoktu diye çok ağladım. Nedense kafiyeli gitti düz yazım. Ama cidden, bir burukluk hissetmedim desem yalan. Öğrenciliğimin bittiğinin tokadı gibiydi. Ama benim kafam hala Üniversite son sınıfta. O moddan çıkamıyorum. Kavram karmaşası yaşıyorum. yetkili çekirdek kadromdan yardım istiyorum.

Yazdığım kitaptaki ana karaktere yapılan en güzel yorum tabii ki Pipet Dostundan geldi "Çok salak konuşuyor bu. Salak bu çocuk."dedi. Zümrede gülmeye başladım. Ağlıyorum sandılar. Öyle bir etkisi var işte.

Vıcık insandan daha vıcığı vıcık öğrenci.

15 yaşında çocuklara laf soktum diye havalanıp mohmohmoh diye gülen de benim.

Şimdi resim paylaşmadan bir kitap eleştirisi yapacağım.Vınnı tehlikeye atmak istemiyorum.Daha yeni havaya girmişken sinirlenmek istemiyorum. Yıprandım resmen.

Evet,başlıyoruz.

Buraya kadar azimle gelen sevgili okuyucularım,orada burada belki rastladığınız Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı adlı fantastik romanı Tüyap'ta alıp hatta yazarından imzası ile birlikte hele hele kendisiyle merabalaştıktan sonra okudum ve üç günde bitirdim.143 sayfalık hap kadar bir kitap olmakla birlikte yazacağım uzun eleştirinin özeti olarak şunu diyebilirim;Konu harcanmış. Halen daha kafasında kitap yazan biri olarak oturdum ve konu için yas tuttum,cidden içim gitti.Keşke dedim bu bayan azcık daha detaylı yazaydı da şu konuyu mundar etmeyeydi.Orada burada rastladıysanız çok beğenildiğini,övüldüğünü ve tavsiye edildiğini görmüş olabilirsiniz. Benim tavsiyem alın okuyun, yeni bir yazara destek çıkın ama bir dikişte okuyun çünkü konu harcanmış,pek birşey beklemeyin. Benim aklımı en çok kurcalayan şey TELİF HAKKI. King'ten, Jefferson Airplane'den ve daha başka (benim umursamadığım) birçok sanatçıdan kitap demeçleri ve şarkı sözleri paylaşılmış.Bu nasıl yapılmış?Telif hakkı olduğu için izin alınması gerekmiyor muydu? Koca Rowling bile kitabında gitmiş rihanna'dan izin almışken bu yayınevi nasıl olmuş da bu işten paçayı sıyırmış? Bunu şahsen yazara da sormayı düşünüyorum. 1 buçuk -3 (şimdi emin değilim) sayfalık savaş ve olayların bu denli hızlı ve bir bakıma anlamsız gelişmesi cidden üzücü çünkü konu harcanmış çok fena. Bu kitapta ne yazık ki ben yazarın yanında değilim çünkü konu yazardan önce gelir. Lan bir kitap yazacam diye ben gırla kitap okuyup araştırma yapıyorum ve hala kendimi yetersiz hissediyor iken konunun (hayal savaşçıları falan) bu denli acımasızca harcanmasına benim gönlüm el vermedi. "Hemen bitsin." denmesi ayrı üzdü,konu harcanmış.Bana çok koydu. Erkek karaktere uyuz oldum,büyücü desen en bilge ama her şeyde götü tutuşuyor falan dur şimdi profesyonelce yapmalıyım bu işi. Evet karakter açısından da azcık zayıf olduğu söylenebilir. Sanırım fazla abarttım ama devam edesim de var çünkü bu kitap bana baya umut verdi. Dedim "Vay anasını, benim kitap kesin basılır.Yeni yazarlar el ele.Coşalım."

Sizin için yapmalıydım bunu diye düşündüm çünkü eleştiri ile göt yalamak arasındaki çizgiyi baya incelttiklerini düşünüyorum.Wuhuu baya ağır konuştum burada bak şimdi,yeminle kötü olacak benim sonum bu blog yüzünden ama neyse.

Ama yazarı yılmayıp kitabını bitirip bastırdığı için tebrik ediyorum,Bu konuda yüzde yüz ciddiyim.

Ancak ve ancak insan önce kendine iyice bir bakmalı ve ondan sonra yayınevlerine sövmeli diye düşünüyorum.

Next,please....

2 Kasım 2013 Cumartesi

Hımhımhım

*Anlamsız başlıklar atmaya yakalandım.Geçmiyor.

*Url'mde grammer hatası var.

*Genel olarak söyleyecek bir şeyim yok gibi ama zamanla bulurum.

*Tekrar okuduğum Ölüm Yadigarları ile Harry Potter sevdam depreşti. Ve nedense heykellerin canlanıp savaşa katıldığı kısımda acayip ağlamaklı ve duygusal oluyorum.Okurken de öyle ,izlerken de öyle olmuştu.Heralde Hogwarts'ın taşı toprağı bile sevilesi olduğundan.

*Artık insan vücudu görmek istemiyorum.Lütfen kat kat giyinelim ve hatlarımız belli olmasın.Ve fiziksel temaslarımızı bilimum düzeye indirelim.Mesafemizi koruyalım.Daha yeni tanıştığımız insanları yanaklarından öpmeyelim.Gerekirse el sıkışmaları da ortadan kaldıralım.Hatta "Günaydınlar" ve "Afiyet olsun"lar da kalksın yürürlükten.Gereksiz sohbetlerden ve bakışmalardan,hele hele gülümsemelerden son hızla uzaklaşalım. Ne düşünürler diye insani davranmayalım. Artık samimiyetsiz medeniyeti arkamızda bırakalım ve çıplak insaniyete dönelim. Ama kat kat giyinelim.Uzun kazaklar ve paltolar olsun lütfen.

*Johnny Depp sakalını kesip saçını sarıya boyamış. Gününüzü mutsuz geçirmek istiyorsanız buyurun internette arayın derim.

*Ayrıca kilolu insanların  "Özgüven" kavramı altında "Mutluyum" imajı vermek için çıplak,yarı çıplak,giyinik pozlar vermesi ve bazılarının bunu bir bokmuş gibi sanal aleme yayması beni deli rahatsız ediyor. Kilon var diye tamam kendini yerden yere vurma ama derinin altındaki fazla yağdan da övünme derim. Herşey sağlık derim.Onlar fazlalık derim.At onları vücudundan derim.Sonra kendi göbeğime bakarım. Ama lütfen, bu algı olduğu gibi kaldırılsın artık.

*Sanırım bu aralar bana K. Le Guin'lik gelmiş. Fazlalıklar gözüme çok batıyor. Etrafımız dışkı ile çevrili. Guin hayranları anladı.

*Yarın civcivlerimle Tüyap'a gidiyorum.Ve kendime verdiğim( daha doğrusu cüzdanımın, sevgili anamın ve yayınevlerine karşı beslediğim kinin sonucunda) izin doğrultusunda sadece üç kitap alacağım.Gerisi sadece insanlara sürtünmemeye, nefes almaya, civcivlerime saçma kitaplar aldırmamaya çalışarak geçecek.

*Sanal ortamda hızla artan popüleritem beni korkutuyor.

Ahhahahahahah (T.T)