9 Kasım 2013 Cumartesi

Resmen yazma hevesim sömürüldü.

Perşembe günü ıkınsam da yazamadığım için kendimi kutluyorum.

Ve hala daha yazamıyorum.

Yazmak istediklerim salak vınnımın yavaşlığı sebebiyle sömürüldü.

Çok anlamlı bir post yazacakken olay buna döndü.

Ama yavaşça toparlıyorum sanki.

Kim derdi ki Gün gelecek deri ceketinden bile sıkılacaksın.Deseydi inanmazdım. Yürü git lan derdim.Hatta abartıp Siktir de çekebilirdim. Bu aralar yine ağzım bozuldu.Keşke yazıya geçirmeseydim ama tutamıyorum parmak uçlarımı,kemiği olsa bile durdurulamıyor.

Tüyap insana bir buçuk saat yetiyor. Cüzdan bağırıyor çünkü "Siktir artık buradan"diye. Ve de çok önemli olarak bazıları çekçekli bavul ile gelmişti.Vay dedim zeka bir sıvı olsaydı kesin bunlar kana kana içmiş çünkü anca bunların aklına gelir.Tebrik ettim.Orada bir kızda postalımın aynısını gördüm. O benden binbeşyüz kat daha havalıydı ama ayağımızdakiler aynıydı. Bundan bir çıkarımda bulunamıyoruz.

Onbeş yaşındaki ben, gelecekte iltifatları siklemeyeceğimi bilseydi eminim ki ayrı bir özgüveni olurdu. O zamanlar da denilenleri takmıyordum gerçi, ergenliğimde ayrı bir kuulluğum yok değildi ama bu resmen tiksinti. Yalan yere egomu şişirmeye çalışma. Neyin ne olduğunu biliyoruz heralde. Aşalım lütfen bunları.

Ayın Yedisinde bir burukluk hissettim tam kalbimde.Takvime baktıkça hatırladım. Artık bursum yoktu diye çok ağladım. Nedense kafiyeli gitti düz yazım. Ama cidden, bir burukluk hissetmedim desem yalan. Öğrenciliğimin bittiğinin tokadı gibiydi. Ama benim kafam hala Üniversite son sınıfta. O moddan çıkamıyorum. Kavram karmaşası yaşıyorum. yetkili çekirdek kadromdan yardım istiyorum.

Yazdığım kitaptaki ana karaktere yapılan en güzel yorum tabii ki Pipet Dostundan geldi "Çok salak konuşuyor bu. Salak bu çocuk."dedi. Zümrede gülmeye başladım. Ağlıyorum sandılar. Öyle bir etkisi var işte.

Vıcık insandan daha vıcığı vıcık öğrenci.

15 yaşında çocuklara laf soktum diye havalanıp mohmohmoh diye gülen de benim.

Şimdi resim paylaşmadan bir kitap eleştirisi yapacağım.Vınnı tehlikeye atmak istemiyorum.Daha yeni havaya girmişken sinirlenmek istemiyorum. Yıprandım resmen.

Evet,başlıyoruz.

Buraya kadar azimle gelen sevgili okuyucularım,orada burada belki rastladığınız Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı adlı fantastik romanı Tüyap'ta alıp hatta yazarından imzası ile birlikte hele hele kendisiyle merabalaştıktan sonra okudum ve üç günde bitirdim.143 sayfalık hap kadar bir kitap olmakla birlikte yazacağım uzun eleştirinin özeti olarak şunu diyebilirim;Konu harcanmış. Halen daha kafasında kitap yazan biri olarak oturdum ve konu için yas tuttum,cidden içim gitti.Keşke dedim bu bayan azcık daha detaylı yazaydı da şu konuyu mundar etmeyeydi.Orada burada rastladıysanız çok beğenildiğini,övüldüğünü ve tavsiye edildiğini görmüş olabilirsiniz. Benim tavsiyem alın okuyun, yeni bir yazara destek çıkın ama bir dikişte okuyun çünkü konu harcanmış,pek birşey beklemeyin. Benim aklımı en çok kurcalayan şey TELİF HAKKI. King'ten, Jefferson Airplane'den ve daha başka (benim umursamadığım) birçok sanatçıdan kitap demeçleri ve şarkı sözleri paylaşılmış.Bu nasıl yapılmış?Telif hakkı olduğu için izin alınması gerekmiyor muydu? Koca Rowling bile kitabında gitmiş rihanna'dan izin almışken bu yayınevi nasıl olmuş da bu işten paçayı sıyırmış? Bunu şahsen yazara da sormayı düşünüyorum. 1 buçuk -3 (şimdi emin değilim) sayfalık savaş ve olayların bu denli hızlı ve bir bakıma anlamsız gelişmesi cidden üzücü çünkü konu harcanmış çok fena. Bu kitapta ne yazık ki ben yazarın yanında değilim çünkü konu yazardan önce gelir. Lan bir kitap yazacam diye ben gırla kitap okuyup araştırma yapıyorum ve hala kendimi yetersiz hissediyor iken konunun (hayal savaşçıları falan) bu denli acımasızca harcanmasına benim gönlüm el vermedi. "Hemen bitsin." denmesi ayrı üzdü,konu harcanmış.Bana çok koydu. Erkek karaktere uyuz oldum,büyücü desen en bilge ama her şeyde götü tutuşuyor falan dur şimdi profesyonelce yapmalıyım bu işi. Evet karakter açısından da azcık zayıf olduğu söylenebilir. Sanırım fazla abarttım ama devam edesim de var çünkü bu kitap bana baya umut verdi. Dedim "Vay anasını, benim kitap kesin basılır.Yeni yazarlar el ele.Coşalım."

Sizin için yapmalıydım bunu diye düşündüm çünkü eleştiri ile göt yalamak arasındaki çizgiyi baya incelttiklerini düşünüyorum.Wuhuu baya ağır konuştum burada bak şimdi,yeminle kötü olacak benim sonum bu blog yüzünden ama neyse.

Ama yazarı yılmayıp kitabını bitirip bastırdığı için tebrik ediyorum,Bu konuda yüzde yüz ciddiyim.

Ancak ve ancak insan önce kendine iyice bir bakmalı ve ondan sonra yayınevlerine sövmeli diye düşünüyorum.

Next,please....

3 yorum:

Adsız dedi ki...

HIM dinlemeye başladım.

IAmWhoIAm.






MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Ben dinlerken neredeydin? Hıh.

(afferin Valo geyiği yapalım arada)

Adsız dedi ki...

gone with the sin ve solitary man dinliyorum sadece.

kışın senin Valo'nun kuzeni gibi göründüğün geyiğinden mi başlasak napsak ;)