28 Aralık 2013 Cumartesi

Oh La La Cumartesi ve Pazar

*Sempozyum bittikten sonra iki gün tatilim var diye öyle sevindim ki heyecandan uykum kaçtı. Her gün  dokuz buçukta yamulan ben gece yarısını karşıladım.

*Bir ara internette "Dış görünüş önemli değil, geçici, fani arkadaş. Bak, hepimizin iskeleti aynı." sloganıyla birkaç resim paylaşılıyordu. Bok aynı. Adamlar bir dişine, pelvis kemiğine bakıp cinsiyetini, yaşını, ırkını, soyunu sopunu tespit ediyor lan. Bir bakış diyorum, soy sop diyorum. Burada böyle hepimiz aynıyız temelde, ayağı yapmayın. Bunu da romantikleştirmeye çalışmayın.

*Nitekim, farklı olmak güzeldir. Babamdan aldığım somurtkan yüz yapım beni kuul gösteriyor. Yoksa yüzümün yüzde doksan beşi yanak. O kadar yanakla nasıl kuul olabilirsin ki. Hele yazın. Kırmızı, Hedie gibi yanaklar. O yüzden güzel böyle, böyle somurtkan olunca hem yaklaşamıyor kimse. Süper.

*Varsa var yoksa yok. Bu cümle kadar basamakları aynı yere çıkan bir infinite loop gördünüz mü?

*Her yer her yerde.

*Sınıfta birden interneti, internet bağımlılığını ve biz eğlendiğimizi sanırken nasıl üzerimizden milyoner olduklarını ve bunun bir kısır döngü olduğunu anlatmaya başlamışım, hatta tahtaya infinite loop'u bile çizmişim. Sonra silkinip kendime geldim, ruhani bir tokat attım kendime ve present simple'a geri döndüm.

*Çok artistik okulumda yılbaşı partisi yapıldı. İlk Maclemore, ikinci olarak Britney çaldı sonra direk halaya geçildi ve kıç altı etekleriyle tüm kız öğrenciler halay çekip çiftetelli oyandı. Dedim, sizin eteklerinize de halay çeken topuklu ayaklarınıza da. İki kültürün birleşmesi değil bu. Ayının kürk giymesi.

*Mohmohmoh. Saatlerce uğraşarak ilk defa kendi başıma bilgisayarda bir sorunumu hallettim. Şimdi skype götlük çıkarıyor ama onu da çözeceğim birazdan.

* Gördüğüm öğrenci profilinden sonra We don't need no Education şarkısı bende ayrı bir yere geldi. 11 yıldır eğitim alan ve toplum içinde yer edinmeye çalışan bireyler hala insan olmayı, empatiyiı, saygı duymayı ve dinlemeyi öğrenememiş, ellerinde iphonelar uçuşurken otomatlardan 75 kuruşluk yiyecek çalmaya çalışan adamlar sike sike eğitim alacaklar. Bu öğretimsiz eğitim belki başka ülkenin evladında işe yarayabilir. Ama burada sadece daha fazla moron ürer. Her geçen gün geleceğe ve insanlığa dair beslediğim umut yok olmakta, beslediğim öfke ise alevlenmektedir. Yakın tarihte küfür yumağıma yem olacaksınız.

*Teknik sorunları çözmenin verdiği mutlulukla işte tam şimdi bulaşıkları dizmeye gidebilirim.




2 yorum:

cyborg dedi ki...

Görünüşü, davranışı, fikirleri yüzünden kendisinin diğerinden daha iyi/kötü olduğunu düşünenler oldukça o iskeletli fotoğraf romantize edilecek. Çükü yok diye kadını kendinden farklı -bu vesileyle kendine denk görmeyen bir cins var misal. Eğer farklıysak bana farklı davranılması da çok normal bir durum o zaman. Ayrıntıda farklı olsak da temelde benzeriz işte? Maalesef farklı özellikler gelirken yanında diğeriyle karşılaştırılmayı da getiriyor. Farklılıklar varsa eşitsizlikler de var. E ben kendimi birileriyle yarıştıracak kadar farklı görmüyorum? Gözünün-saçının rengi, düşünüş biçimi vs hepsi minik ayrıntılar. Sonuçta burnu büyük ya da küçük herkes sevdiği biri ölünce üzülür. Doğup ölüyoruz, hislerimiz var falan. Bu romantize etmek mi? Farklı/eşsiz olduğumuz kadar benzer olmamız da o kadar kötü bir şey değil bence.

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Benim lafım bu olguyu senin kadar bilinçli kavrayamayanlaraydı. Bunun haricinde, farklı özellikleri nasıl değerlendireceğimizi bilmediğimiz için karşılaştırmayı da beraberinde getiriyor. İnsanlık olarak bu düzeye çıkamadık. Farklılıların eşitsizlikleri doğurmasına gerek yok, birinde olan diğerinde olmayan tamamlayabilir ama yine bu düzeyde değiliz.
Dış görüşünüş ve karakter yapısını ben minik ayrıntılar olarak göremiyorum, kullandığımız bedenin ve kişilik yapımızın hayatımızda, hatta çok da olgunlaşamayan kişiliklerde büyük bir etkisi var. Hayatının başlangıcından sonuna kadar.
Benzer olmanın iyiliği ve kötülüğü baktığımız açıya göre değişiyor. En büyük distopyalar tektipleştirme kavramından doğuyor. Senin bundan bahsetmediğini biliyorum tabii ki. Sadece hangi yönden aynı olduğumuza çok dikkat etmeliyiz.

Bu tür fikirlerin birkaç cümle ve resimle ifade edilmesi bana romantize etmek gibi geliyor çünkü insanlığın yapısında ,şuan için, koşulsuz kabul etme yok. Bu tür düşünceleri bu yolla ifade edenlerin samimiyetine de inanmıyorum.