5 Ocak 2014 Pazar

system addict

* Bir başlayabilsem çok pis yazacağım.

* Dedim ki, ben oto-kontrolü olan biri değilim, biri bana emir vermeli spor yaparken, başımda durmalı. Ebru Şallı ile pilatese başladım sevgili gerçek ve hayali okuyucularım.

*Pilatesin ısınma hareketlerinde yorularak ne kadar sağlıklı bir Türk genci olduğumu bir kez daha kanıtlamış bulundum. Koridorda dolanarak bana bakıp gülerek geçen annem şahit.

*Çok sevgili çekirdek kadroma bir yenisi daha katıldı. Bayan Taritiwele; minnak selamlar söylüyorum sana da buradan. Bu cümleyi okuyan sevgili çekirdek kadrom hayatın monotonluğunda birbirimizi kaybetmeyelim derim.

*Otuz yaşında bir kişinin de arkadaş etkisinde kalabileceğini gördüm. Tüm kariyerini ve yaşam biçimini daha bir iki aydır tanıdığın pohpohlaması ile değiştirecek. Bana ne kadar absürt geldiğini şuan ifade edemesem de umarım ne hissettiğimi anlamışsınızdır.

*Hayatımda sadece iki şeye bağımlı oldum, Sims ve internet. Bu döngü değişmiyor. YİNE internet bağımlısı oldum, nalet olsun Tumblr sana, no no no I love you so much T.T

*Dışarıdan birinin çektiği sinir strest, nöron eksikliğinin ucu bir şekilde bana ulaşınca bir kez daha ada satın almanın ne kadar iyi bir fikir olduğunu hatırlıyorum. Telefon ve internet bağlantısı da olmayacak. İnsanlık geriye dönüyorsa ben de dönmek istiyorum lan, alın benden teknolojiyi. Sıcak su, ısıtma sistemi ve ışık hariç, kalsın onlar, onlar lazım.

*Bazen hem cinsimin sohbet konularına kulak misafiri oluyorum ve midemden yükselerek yanaklarımı dolduran bir tiksinti hissediyorum. eminim ki bu karşı cinsi dinlediğimde de olacak.

*Laf duyacağım diye milletin ağzına bakmıyorum tabii ki. Bunların hepsi gözlem.

*Dün, 7 ay önce çekilmiş bir videoyu izledim, etrafımdaki insanların saçma bir espriye güldüğünü görünce çok üzüldüm, yazık dedim, atmosfer bu gereksiz ve çığırtkan kahkahaları kaldıramayacak artık. Kusarsa evren bir bu kahkahalardan bir de öğrencilerin yaptığı "seneye görüşürüz" esprilerinden kusacak.

* "Seneye görüşürüz." cümlelerine maruz kaldım. Üstünden birkaç gün geçti, sınıfa girdim, "Hocam sizi çok özledik. Uzun zamandır görmüyoruz sizi."dediler. Anlam veremez (bön) bir şekilde baktım onlara. "En son geçen sene görüşmüştük hocam."dediler. Meğer level atlamışlar, fark edemedim ben. ahahaha.

*Klavyedeki Home ve End tuşları ne kadar değerli bilemezsiniz, lütfen bilin. Takdiri hak ediyorlar.

*Yine dün, blogumda ilk gönderiye teker teker dönmek için kendimle iddiaya girdim, tabii ki kaybettim ama yazın sıcağında daha ironik ve sarkastikmişim. Formumdan düştüğümü fark edince üzüldüm.

*Cuma akşamından kararlaştırdığım üzere cumartesi günü 7.30 da kalkacak, gözlerimi karanlık odama açacak ve sonra tekrar kapatıp öğlene kadar uyuyacaktım ama 8.15de uyandım ve bir daha uyuyamadım. Aahahaha, biyolojik saatim.

*Öğrencilerin sınav kağıtlarını okumak onların günlüklerini okumak kadar heyecanlı ve eğlenceli. çok eğleniyom.

*Yeterince canım sıkılmış olsa çok pis yazağım ama şuan internetin açık olması bile beni mutlu ediyor. O derece bağımlı oldum.

*bye.

2 yorum:

taritiwele dedi ki...

Çok mesudum ihya etmişsin beni kuzum :)

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

^_^