18 Ocak 2014 Cumartesi

TRINITY 2

* ".....Labirent.Sanki tepenin altında büyük bir şehir var gibi.Altınla, eski kahramanların kılıçlarıyla, eski taçlarla,kemiklerle,yıllarla ve sessizlikle dolu."
"Eee, sen de bunların hepsinin efendisisin.Sessizliğin ve karanlığın."

*Karanlık,açık gözler üzerine,ıslak bi keçeymişçesine baskı yapıyordu.

*Arha, Kossil'e emretmeyi bir türlü öğrenememişti.Bunu yapmaya hakkı vardı ama gücü yoktu.

*Tavşan, yeşil çayırlarda ölürken çığlık atar.

*Ormanlar, şehirler, adamların gönülleri hakkında birşey bilmiyordu.

*Acı acı ağladı çünkü özgürdü.Öğrenmeye başladığı şey aslında özgürlüğün yüküydü.Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk.Kolay değildir.Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir,bu seçim de zor bir seçim olabilir.Yol yukarıya,ışığa doğru çıkar ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir.

(En sevdiğim yazar, en sevdiğim kitap ve en sevdiğim ana kadın karakter bu kitapta. Kitap bitince oturup ağlayacaktım.)



*Bir akşam kadar derin gözleri olan sakin sesli bir adam.

*"Enlan'da"dedi Arren, "öğretmeni taştan olan çocuğun hikayesini anlatırlar."
"Öyle mi?Ne öğrenmiş peki?"
"Soru sormamayı."

*Ölüm ve yaşam aynı şeydir-aynı bir elin iki yüzü gibi,avucun içi ve elin tersi gibi. Ama yine de avuç içi ve elinin tersi aynı şey değildir.

*"Annen ölmedi."
"Ama ölecek!Ölecek!"
"Öyle.Bu yaşıyor olmanın bir sonucu."dedi büyücü.





*Dünyada bu kadar çok boş olduğu yer olduğu halde, var olabileceğin, sana fazlasıyla yetecek ufacık bir yer bile bulamazsın.

*Uyanıkken hayalgücünü bir şekilde bastırabilirsin.Ama rüyları bastırabilmen mümkün olmaz.

*Senden istenen işin sana uygun olup olmadığını hiç kimse aklının ucundan bile geçirmez.

*Ay, beyaz ve parlaktı; güneş olmasa gökyüzüne asılmış bir kaya parçasından başka birşey değildi aslında.

*Başına buyruk tezler, içi boş laflar, dağınık ideolojiler, kalıplaşmış sistemler.Beni gerçekten korkutan böyle şeyler işte.

*Bomboşum.Bunu yeni anladım.Ben içinde tek bir kitap bile olmayan kütüphane gibiyim.

*Herkes yüce,dahi olursa sıkıntı yaratır.Birilerinin etrafı kolaçan edip gerçek meseleleri halletmesi lazım.

*Hepimizin böyle çöküp gitmesi, dünyanın kurgusunun çöküş ve yitim üzerine kurulu olmasından.

*Gözlerimi kapatıp içimi görmeye çalıştım.Orayı kaplayan karanlık dağınık ve pütür pütürdü.

(Böyle çok alıntı yaptığıma bakmayın.Sevmedim kitabı.)

2 yorum:

deeptone dedi ki...

miribaaa.
le guin
murakami
joan jett.

referansların süfeeer.

hoşgeldin bilokumaa.
görüşürüüz.
:)

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Merhaba,
Hoşbulduk diyeyim.
Sizi de beklerim.