30 Mart 2014 Pazar

Zamanlama


*Dün yazdıklarımı silip şimdi tekrar yazmaya başlama isteğim ile yine birlikteyiz gerçek ve hayali okuyucularım.

*Kulakmememde çıkan minnak sivilce ile artık biliyorum ki başım göğe erebilir.

* 'Başın göğe erdi mi?' cümlesi sanırım çocukluğumda duyduğum ilk sarkastik cümle idi ve sarkastik cümleleri sevmemin sebebi sanırım bu cümle çünkü ne denmek istediğini anlayana kadar birkaç yıl geçmişti.

*Çok kullanılanlar sekmem birer birer yok olmakta iken bilgisayar ayarları ile daha da iç içe olmamız ne kadar da etki-tepkisel bir olay oldu değil mi? (Bu cümleyi dün böyle kuramadım mesela.)

*Haberlere dikkat edince fark ediyorum ki bıçaklanan, kaza yapan, dövüşen, çalan çoğunlukla erkek cinsiyeti oluyor. Bu itkilerinin sebebini insaniyetten hayvansıllığa daha fazla kaymalarına veriyorum, ya da kadınlar çok başarılı bir şekilde saman altından su yürütüyor. Ama sonra bakıyorum tarihte amma kaliteli adamlar var, bu terazi canımı çok sıkıyor benim. Daha fazla sosyoloji okumam lazım.

*Biraz önce fark ettim ki ben daha 22 yaşındayım ve benden 8 yıl küçük bebelere öğretmenlik yapıyorum. Oğlum, ben daha patates soyamıyorum yahu. Benim hala üniversite gençliği döneminde yaşamam gerekiyordu. Öğrenciliği özledim ben. Ben daha küçüğüm, büyümedim yeterince T.T

*Ölümüne sıkı çalışma programım sayesinde 8-9 sene boyunca öğrenmediğim kadar çok Almanca kelime öğrendim ve artık Felsefe'de stoanın koridor haricinde ne anlama geldiğini biliyorum. Çok mesudum.

*Dün izlediğim 'Her' film ile yastık yorgana sarılıp Usagi gibi ağlayacaktım. Ayrıca filmdeki işletim sistemini Scarlet Johannson'ın  (bak yanlış yazdım artık böyle yaşamaya alıştım ben, düzeltmiyorum) seslendirdiğini öğrenince aklım çıktı tabii. Ne güzel seslendirmiş yahu. Oyunculuk budur dedim, hele hele hatun orada olmamasına rağmen o konuşamlara tepki veren erkek oyuncu (isme bakmaya da üşendim) da çok başarılıydı.  Filmin sonunu ben pek çözemesem de gereksiz yere bağdaştığım bir film oldu. Uzun paragraftan anlaşılacağı gibi sevdim filmi.

*Sonra dedim ki "Göğsüme yerleşen bu zombi elfler beni boğar başka bir filme geç." On the Road'a geçtim ve kitabını okurken sıkıldığım kadar sıkıldım filmden. Ben nedense bir türün başlangıç eserlerini sevemiyorum.  Dracula'yı da sevmemiştim mesela. What the fuck is wrong with me??? Bu cümleyi ingilizce yazmamın tek sebebi fuck kelimesini kullanmak içindi.

* Bazen bazı insanlar bana eğitim israfı gibi geliyor. O kadar sene bir bok öğrenemediklerini gördüğümde çok üzülüyorum. Kesin ben de boktan hatalar yapıyorum. Nalet olsun bize yahu. Çok ümitsizim.

* Şu eller Tumblr'da ne kadar rağbet gördü bilemezseniz, meğer tumblr kızlarının bu ellere çok ihtiyacı varmış. Yaşasın beyaz kemikli eller.

Sınırsız internete sevgilerimi sunuyorum ve facebookta kendi eline mührü basıp "oyum kendime" diyen kişiye bol nöronlar diliyorum.

Acaba bir yerlerde, birileri de beni sarkastik cümleler ile eleştiriyor mudur? Ne mesut bir dünya olurdu o dünya? Hepimiz gök kubbenin altında yeni yıkanmış hippiler gibi gezinir, papatyaları kopartmadan yeşillikler içinde yaşardık.
(Şu cümleyi Linkin Park'ı son ses dinleyip , somurtkan bir suratla yazmam bu konu hakkında ne kadar samimi olduğumun göstergesidir.)

Kendinize iyi bakın gerçek okuyucularım.


Hiç yorum yok: