20 Nisan 2014 Pazar

News.


*Haberlerde bir kere de zeki insanları görelim istyorum sevgili gerçek ve hayali okuyucularım. Ne olur ki bir kere  örnek alınacak bir şahsiyet gözümüze sokulsa, hazine peşinde koşup daracık deliklerde sıkışan ve üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen bu kadar gelişmiş ülkenin elemanları gemileri batırarak hala nasıl Titanic'in aynısını yaşatabildiklerini göstermese.

*Tipimden dolayı "spiritüelliğim"  ve insanlarla arama minumum fiziksel temas koyuşum her zaman batacak sanırım. Adımı söylediğim anda utunacak adamın/kadının neden elini sıkayım?  Bu gereksiz dokunuşlardan vazgeçebilir miyiz lütfen? Bir bağ kurduktan sonra tenlerimiz değsin birbirimize.

*Ergen öğrencilerim olsa şimdi burada, yukarıdaki cümleyi nasıl yorumlarlardı biliyoruz. Bu arada hormonlarının en yüksek olduğu bu bahar aylarında bir gram olgunluğa muhtaç kaldığım bir gerçek.

*Bu arada, insanı hayrete düşürecek kadar berbat şarkılarla karşılaştım bugün. Hala, düşündükçe anlam veremiyorum.

*Nedense ben yağmur yağınca mutlu olanlara sinirlenmeye başladım. Çiçekleri koparıp kopaıp orasına burasına sokuşturanlara, hele hele, özel günlerde buket satın alanlara fazlasıyla kıl oluyorum. Doğa sizin estetik güzelliğiniz için yok. Her türlü ot toprağa aittir.

*Uzun bir süre sonra kuaföre gidince oradaki atmosfere maruz kalmak beni birazcık iğrendirdi. Kendisinden istemeyen bir parça ayrılırken (saç,renk, tırnak vs.) bu sohbet etme dürtüsüne hiçbir anlam veremeyeceğim. Saçıma dokunulmasından pek de hoşnut kalmadığım, kurutulurken ise hiç hoşnut kalmadığım zamanlarda ben kaybettiğim saçlarımın yasını tutarak sessiz kalır ve saçımı kesen kişinin canını sıkarım. Her seferinde somurturum, ayrıca gözlük takmadığım için her kesimin sonucu benim için bir nevi süpriz olur. Ben kuaförde gerginim,konuşmam.

*Sosyetik kişileri çocukların yanında görünce endişeye kapılıyorum.



*Son okuduğum Ursula kitabında (Tehanu, ki sağolsun Somay bey kitaptaki en önemli şeyi bize söylemişti)büyük hayal kırıklığına uğradım. Tenar'ımın yaşlanması koymadı ama bu kadar yumuşak kalpli, gergin ve "Ay,bu elbise çok güzel oldu."lu cümleleri beni kahretti. Kitapta  feminist eleştiriler vardı ve bu eleştirilerin yapılabilmesi için de Tenar'ın kitapta Ursula'nın yazdığı gibi davranması gerekiyordu ancak ve ancak ben soğukkanlı ve pek acmasız Tenar'ı/Arha'yı çok daha fazla sevmiştim. Tenar benim için hep siyah giyseleri içinde milletin ağzına sıçan yutulmuş rahibe olarak kalacak.

2 yorum:

ebru köroğlu dedi ki...

Merhaba,
Blogunuzu çok beğendim ve sizi takibe aldım.
Bende bloguma beklerim.
Sevgiler,
http://hayatimakyajla.blogspot.com.tr/

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Makyaj yapmıyorum, teşekkürler ^_^