7 Nisan 2014 Pazartesi

NOT HEDIE


*Mizacı somurtuk tüm okuyucularıma selam olsun.Her zamanki gibi yazma isteğimi nette sürterek harcadığım için kendimi kutluyorum. Gelelim bir önceki gönderim ile şimdiki arasındaki zamanda neler  küfür yumağıma yem olmuş, neler Middle Finger Diyarı'nı yollamış, neler minik elflerim ile coşup oynamış.

* "Kendini sev."olayında iç organları unuttuğumuzu fark ettim. Ben kendimde en çok bağırsaklarımı seviyorum. En çok anlaşabilidiğim ve tutarlı organım o. Sizi bilmem ama benim favorim bağırsak.

* Hala daha üzgün olduğumda kendimi cipslere vurmamam gerektiğini öğrenemedim.

*Okul servisi değişti ve bir öncekiden biraz farklı. Koltuklar daha var ve bu seferkinin kornası daha kalın sesli. Ne hikmetse kornayı hiç kullanmayan okul servisçimiz bu aralar sürekli korna kullanır oldu. Sanırım adam maskulenliğini servisin kalın sesli kornasında buldu.

*Yine yolda "Acaba şu yükseklikten yuvarlaksak ilk kim ölür? Arabanın altında kalsam sürünerek çıkabilir miyim?Vay godoş, sinyal vermeden solladı."gibi bilinç akışımın arasında fark ettim ki iki kişinin fikirleri birbirinden farklı olduğunda nedense sinirleniyoruz. Tarihte süregelen bir olay ve hepimiz yaşıyoruz ama ne kadar saçma olduğunu ilk defa bu kadar kapsamlı fark ettim. Amma moronuz biz yahu.

*Hala daha "O kadar  pilav ve tatlı ile nasıl kilo almıyorsun?"diyorlar. Sinirden iliğim eriyor neyden bahsediyorsun yahu?

*Somurtmanın doğal bir hak olduğunu düşünüyorum. Eğer moralim bozuksa somurtmayı bir lüks olarak görüyorum. Her gün yüzüme bakan insanların bunu tersine çevirmemi beklemesini de çok bencilce buluyorum. Kendi dertlerini bana yüklerlerken benim sormutmam ki benim yüzüm doğuştan asık bir kere belli kişilerin yanında değilsem, hedie gibi sıçrayarak koşmamı beklemeleri çok saçma. Etrafındakileri sürekli mutlu hissettirmeye çalışmak "benim moralimin içine etme şimdi, seninle uğraşama"demek. Artık tek başımıza hüznü yüklenmeyi öğrenmemiz lazım. Tabii ki en yakınlarımla dertleşirim ama onun bunun cefasını çekemiyorum ben artık. Bir de yalan yere kendilerine dert çıkartanlardan delice kaçıyorum. Hepimizin bir köşesi olsun, herkes kendi köşesinde ağlasın rahatsız edilmeden veya birilerinin gönüllü eşliği ile.

*İlk defa netten kitap siparişi verdim. İlk defa kitaplar bana gelecek.

*Kafayı Ay Savaşçıları ile bozdum. Düzgün tişört basan bir yer buldum mu kendime Ay Savaşçısı kreasyonu yapacam.
Cosplay | via Tumblr on We Heart It.

* "all i want is attention but only from certain people" Tumblr'dan yürüttüğüm bu cümle insan ilişkilerimin en iyi özeti.

7 yorum:

Adsız dedi ki...

ben başlıkta takıldım. google bile anlamadı o da takılmış. bil istedik.

kimolduğumusöylesemdeherseferindebukadaruzunbinickiyazmakzorundakalmasammıacabadiyorumamasonravazgeçiyorumsenkimolduğumubiliyorsunbubizeyeter.

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Yahu Heidi o ya, yazamamışım. Niçin takılıyorsun böyle şeylere?

Bu arada sana ödev; Tanpınar okumaya başlıyorsun.

Seninkimolduğunutabiikibiliyorumamayinedeburadaböyleuzuncabelirtmençokgüzeloluyorenazındanilişkimizitazelemişoluyoruz

Adsız dedi ki...

blogunda gördüm de gittim temiz 2. el saatleri ayarlama enstitüsünü aldım da okumaya başladım. ilgiyle takip ediyorum seni hep (bunun altını nereden çiziyorduk ya!) bil istedim. başlığa takılmam da bu yüzden cancağızım.

şimdi bir sorunsal; bilmemek ayıp değil onun ne olduğunu tahmin edememek ayıp mı sayın hocamm (bu cümleyi "tiki"(elitseniz tikky de diyebilirsiniz) stayla edasıyla okuyunuz)

benbenimsendesenbuaşkburadabitsinvebençekipeğitimçalışmayagideyimnokta

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

İyi aferin, böyle yamacımda dur. Sonra bir ara Tanpınar sohbeti gerçekleştirelim.

seninvebenimkimolduğunubiliyoruzamabucevabındevamınınasılgetireceğimibilemedimsanaiyiçalışmalarbebeto

Adsız dedi ki...

insanların acziyetini orjanal bir dille işlemişsin bebek. okuyunca otantik varoluşçuluk bu kadar özgür bir dille işlenebilirdi dedim. yetsin kardeşim herkes kendine ve ruhlarını özgür bıraksınlar. ayrıca insanların özgür tavırlarına alışmayı bilsinler dimi:) (ben psikoljik yorumlar yapmayı ne zaman bırakacağım acaba)..muah. F.Z.S.

Adsız dedi ki...

insanoğlunda olmasını istediğimiz otantik varoluşa duyulan ihtiyacı ne orjinal anlatmışsın bebek. duyguları, özellikle kötüleri zincire vurmaya zorlayan sosyal zorunluluğa pek bir hoş değinmişsin. böğüre böğüre :)(kompleks ve noktası olmayan cümleler kurmaktan kendimi hala alıkoyamıyorum) F.Z.S. muah.

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Wuhuuu, anlamak için birkaç defa okumam gerekti bebek. İçimdeki öfkeyi böylesine anlamdırdığın için teşekkürler.

Uzun cümlelerin sevilesi, böyle devam etsinler.