29 Haziran 2014 Pazar

Çok Sevgili Bilinçaltım Tasviplendi.


*Çok üzücü bir rüya gördükten sonra moralim düzeltmek için sonraki rüyamda alışveriş yaptığımı gösteren bilinçaltıma adıyorum bu gönderiyi. Sen olmasaydın ne yapardım bilinçaltım. Bff. xxxo.

*Sınavda yüksek puan alayım diye değil de zaman geçsin diye çözdüğüm Türkçe ve İngilizce paragraf soruları hep  çevre kirliliği ve küresel ısınma ile ilgiliydi. Her soruda misantropinin niçin var olduğunu tekrar anladım ve kanım bu yaklaşıma biraz daha ısındı.

*Yazın saçım külfet, kışın en iyi arkadaşım.

*Meğer yazma isteğimi sömüren şarkı dinlememmiş. İkisi bir arada götüremiyorum. Aklım özellikle klipte kalıyor. Sanki yazarken müzik dinlediğimde arkamdan saçımı biri çekiyor, o derece.

*24 yaşıma girmemle birlikte daha doğrusu 24. yaşıma girdiğimi fark ettiğimde davranışlarımla tipimin yaşadığım ömür ile paralel gitmediğini gördüm. Sanki ömrüm karakterime bir beden büyük gibi. Oturmuyor o yıllar üstüme. Ortayı nasıl tutturmam gerektiğini de bilmiyorum.

*Mesela annem bana Hello Kitty'li cüzdan almış, "Senin sevdiğini biliyorum, seversin sen."dedi. Pespembe üzerinde hello kitty yüzleri ile dolu kocaman cüzdanı uzatarak. Alıp yanağıma bastırmadım ama kullanırım onu ben ya. ühühühü. Seviyom Hello Kitty'yi. Ühühühü.

*Türkiye'deki  fantastik yazan tüm bayanların kitaplarını alarak onları desteklemeye karar verdim. Özellikle ilk kitaplarını basan yazarları bilmek istiyorum ama nette pek birşey çıkmadı. Sizin bildikleriniz varsa lütfen bir güvercin uçuruverin pencereme.

*Bi ara kendimi çekilişlere (çelişkilere yazacaktım, içimde fırtınalar, dilemmalar) verdim ve bir tane bile çıkmadı. Önüme gelen çekilişe katıldım, olsa makyaj ürünü çekilişine bile katılacaktım ama yoktu. Zaten bir bok çıkmadı, ne şans lan.

*Şimdi düşündüm de aslında Türkiye'de doğru düzgün fantastik ve bilimkurgu derneği benim bildiğim sadece Fabisad var. Şu da linki;http:  www.fabisad.com  Ama şimdi benim elimde olsa sadece bayan üyelerin olduğu bir Fantastik ve Bilimkurgu derneği açardım. Ama kötü kalpliyim, ergen aşk romanları yazanları kabul etmezdim. Başkan benim. Kurul da kurarım ama son söz benim. Ergen aşk fantastik kitapları buradan geçemez. Evet, böyle bir dernek açmamız lazım. Aklımızda bulunsun. 50. yaşımıza kadar yapmamız gerekenler listesine ekleyeyim. Haydi breler.

* Yukarıda çok despot görünsem de bizli cümleler kurdum. Daha tanımadığım insanlarla şimdiden iş birliği yaptım. Bence çok kötü kalpli değilim.

*Şarkı sözü yazmak çok zor.

*Geçen gün Johnny Depp ve Winona Ryder'ın birbirleri hakkında verdikleri röportajı okudum, içim kan ağladı neden bilmiyorum. Winona ile kendimi fazlasıyla bağdaştırdım ve bir paragraflık şeyi okuduktan sonra tüm gün o ilişkiyi ben yaşamışım gibi acısını çektim. Bazen anlamsız bağdaştırmalar yapıyorum, tasvip etmediğim duygusallıklara giriyorum.

*Blair Cadısını izledim, korkudan dilini yutucam beklentisiyle başladığım filmin son on dakikasını  atlayarak geçtim. Ben mi bir bok anlamadım diye düşünüyorum.

*Apartmanın yanındaki parkta takılan çocukların birbirlerine ana avrat küfretmelerinden yeminle bıktım usandım, tiksindim yahu. Pislikler ya. Daha bedeninin ne işleve sahip olduğunu bilmeden küfür ediyorlar aklım çıkıyor gerçekten. Dayanamıyorum.

*Milletin yazım yanlışlarını o kadar çok düzeltmeye ve eleştirmeye başladım ki ben de burada yanlış yapıyor muyum diye yavaştan yavaştan işkillenmeye başladım.

21 Haziran 2014 Cumartesi

I am a slayer.


*Sivrisiniek sezonunu dün açmamla birikte bugün öcümü almam bir oldu. Dün beni garif avlayan sineği bugün elimle havada yakalayıp parmaklarımın arasında ezerek öldürdüm. İçimde gizli saklı bulunan vahşiliğimi en narin gözüken ama muhtemelen beni nalet bir hastalık ile öldürebilecek bir böcekten çıkarıyorum.

*Türkçe Ales çözmek bende bağımlılık oldu. Kitap okmak yerine paragraf soruları çözüp ilerle "yazacağım" kitaplarda kullanabileceğim bilgileri biriktiriyorum.

*Bu arada hedefime ulaşamadığım için kendimi çok kutluyorum, içimde parti veriyorum. Yazmak yerine malak gibi yattığım için uyuşukluk dalında yılın en iyi çıkışı ödülünü alabilirim.

*Artık yeşil alan görünce sevinç duymak yerine üzülüyorum çünkü elimde olmadan "Burayı da yıkıp yerine birşey inşa ederler 10-20 yıl içinde."diye düşünüyorum. Mesela şuan oturduğumuz yer ben çocukken hep otluktu, şimdi mahalle oldu. Herşey zamanla yavaşça ve fark etmeden oluyor. Şimdiki yeşillikler de gidecek işte, üzülüyorum çok.

* Dünyadaki tüm su kaynakları kurusa ve artık sidik bile üretemeyecek duruma gelip de gözlerimizi oyup onları içmeye çalışsak bana kimsenin saldırmayacağını düşünüyorum. Kendime yetecek gözyaşını bile üretemiyorum. (Gözlerim kurudu demektense böyle distopik bi dünya ile harmanlayayım sorunumu dedim, kötü mü yaptım, lütfen, ben sizi düşünüyorum)

*Normalde daha kaliteli ve daha akışkan yazdığımı biliyorum, şuan çok sıkıve oldukça bağıyı gitse de yazı devam edeceğim çünkü kendimi terk edilmiş hissediyorum ve acımı bir yerden çıkarmam gerek.

*Şiir yazabilseydim bence çok pis şiir yazardım ben ama yazamıyorum işte. Keşke yazabilseydim, bir de sesim güzel olsaydı tam olurdu ama olmuyor işte.

*Yemekten şikayet eden insanı pek sevmiyorum pek. Yani sevmediğin yemek olabilir, tercih etmediğin, o yemeği yemektense aç kalmayı yeğlediğin yemekler olabilir ama bu tavrın yüzünde bir gün ales sözel mantık sorularına malzeme olabilirsin ve ben kaldığım yurda düşebilirsin. Orda yapılmayan her yemek yenebilir arkadaşlar, şikayet etmeyin yemeklerinizden. Zaten doymak için yiyorsun, gereken enerjiyi aldıktan sonra baharatıymış, havucuymuş boş işler bunlar.

*Geçen perşembe,sabahın beşinde uyandığımda ve etrafı kırmızı bir karanlık içerisinde bulduğumda saatin kaç olduğuna anlam veremeyip beş numara bozuk gözlerimle kol saatime baktım ve saatin beş olduğunu gördüm. Beşte bu karanlık ve kızıllık yüzünden çok tırstım ve yastığıma sarılığ bir zelzele olmasını bekledim ama birşey olmadı çok şükür. Bir saat komşunun çamaşır makinesini dinleyip bitince uyudum tekrardan.

*Bu arada Dedektif Kurukafanın son kitap kapağı yayınlandı. Buyurun işte burada.

*Yedinci kitabı alcağıma altı buçuğuncu kitabı alınca çok üzülmüştüm. Tam bir hayalkırıklığıydı. Yedinci kitap çevrilse de bitse bu seri de.

*Morganville vampirde mantık hataları bulmak benim büyüdüğümün bir kanıtıydı, yine de seviyorum o kitapları. Mrynin yeter be.

*Kardeşim bana Rocky göndermesi yaptı ve ben anlamadım.ÜhühühühT.T


10 Haziran 2014 Salı


*Merhaba  çok sevgili gerçek ve hayali okuyucularım.Mazimiz çok derin olduğu için hayali okuyucumlarımdan bahsetmeden geçemiyorum.

*Yerdeniz Büyücüsü'nü okumamla birlikte küçük baş hayvanlara olan görüşüm resmen değişti. Çalıştığım okula giden yol dağ başında olduğu için ve fazlasıyla çayır çimen çevrelediği için sürekli keçi ve koyun otlatmacılığına şahit oluyoruz. Ne zaman yeşillikler içerisinde küçük baş hayvan görsem aklıma Ged geliyor ve kendimi Yerdeniz'in içersindeymişim gibi hissediyorum.Tam luzırıım bence.

*Küçükken bulabilidiğimiz tüm pembe dizileri izliyordum ama tabii ki en kaliteliler favorimiz oluyordu. Rosalinda, Marimar gibi diziler çocuk yaşımda karakterimin oluşmasında büyük bir rol oynadığına inanıyorum. Yaşadığım bir olayı bin kat daha dramatik anlatma hastalığım belki de bu dizilerden dolayıydı.Minnak aklımla fark etmiştim ki kötüler çok daha zekiydi. Bunu dillendirdiğimde büyük bir tepki almıştım ama üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala o yaşımın aklı ile hem fikirim.

* Yaz geldi ve normalden daha da hızlı bir şekilde sinirlenmeye başladım. Bunun sebebini ise kanımın çok çabul ısınıp beni rahatsız etmesidir diye düşünüyoruz. Çünkü  Youknowwhoyouare ile elimdeki kılcal damarları görmeye çalışmıştık ve sevgili hocamız konsantremizi bozmasaydı görebilirdik de. Görseydik eğer kılcal damarlarımın tenime çok yakın olduğunu ve bu yüzden sıcağa hiç katlanamadığıma kesin bir sonuç getirecektik ama fırsat olmadı.

* Facebook'da kardeşinin ameliyat masasından fotosunu paylaşacan canlının aklına öpücük gönderiyorum buradan.

*Bugün boş bulunarak öğrencilerimle foto çektirdim ve çok sonra fark ettim ki kesin fotomuzu "elf hoca ile selfie"diye paylaşacaklar. Saklanmak için kendime mini bir çukur kazacağım ve bütün yazı orada serin bir şekilde geçireceğim.

*Sanırım etrafımda laf sokacak adam kalmadı, bilmiyorum, düşünüyorum ama şuan aklıma gelmiyor. Yoksa sonu gelmiş olamaz.

*Biraz önce site büyük bir hata verip "isteğinizi yerinize getiremiyoruz!"dedi Kuulluğumu koruyarak sadece çarpı işaretine bastım ve sayfaya geri döndüm. Eskiden olsa gerilim müziği eşliğinde şimşekler çakardı. Galiba ben hep sinirliyim ama sinirlendiğim şeyler farklılaşıyor.Kendimi yiyip bitireceğim ve yokluğa karışacağım.

*Mesleğimde ilk eğitim-öğretim yılımı tamamlamama çok az kaldı. Ve bu süre içerisinde kulağım hiç çınlamadı. Halbuki çok ama çok eminim ki ardımdan renkli sözcükler kullanılıyor. Benim zaten kulağım arkamdan gelen sesi önümden geliyor sanıyor. Çınlamama olayında da bir bok var kesin.

*Tam tintin tini mini hanım şeklinde giderken gönderm yine üslubumu bozdum,nalet olsun.

*Uzun aramalar ve google'da saçma cümle kurmalarımdan sonra aradığımı rastgele bir video kolajında bulmak ne kadar mutluluk verici.ehehe

*Saatlerimi bir video izlemek yerine onlarcasını izleyerek harcadım. Beynim aktı.

*Frankstein'ın canavarı gibi parça parça birleştirilen bir gönderinin daha sonuna geldik.

*Bay.