28 Temmuz 2014 Pazartesi

Back to Sims


*Direkt olaya giriyorum ve demek istiyorum ki; üretkenliğim bir günde yağlanan saçlarımdan belli.

*Dört gün asfalttan uzak, bol çimeni çayırlı, bir nevi doğanın içindeyken yine bilgisayarıma yapışıp internet olmadığı için Sims'e sardım. Doğa sevgim ekran üzerindenmiş. Karışamadım doğaya. Geri dönülemez biçimde kentli olmuş gibi hissediyorum. Ayaklarımı toprağa bile basmadım. Yazıklar olsun.

*Bilgisayar el değiştirecekken Sims'teki aileye bağlanıp "Daha bu çocuğu büyüteceğim, okula göndereceğim, everip işe koyacağım, seni de bu söğüt ağacının altına, ananın babanın yanına gömeceğim." diye kendimi kaptırmamalıydım. Zamanlama Hataları Serisinden Seçmeler.

*Annem temizleyecek yeni bir yer bulduğunda oyunda bölüm geçmiş sebi kadar amaç ve hedef hissiyatıyla doluyor.

*Öylesine dinlerken üç beş cümlesini ezberlediğim şarkı aklıma düşünce hemen kendimi Google'a atıyorum ve bulana kadar pes etmiyorum. Sanırım istakrarla devam ettirdiğim tek çabam bu.

*Saçma sapan kitaplara para veren insanların varlıklarına şahit oldukça çok üzülüyorum ya. Yazık lan.

*İş ile alakalı hayallerim genelde sinir krizi geçirip yere yığılmalarımı kapsıyor.

*Bazı ara mesajlar var, sadece bana özel mi yoksa toplu mu atılmış olduğunu çıkaramadığım. Toplu mesaj olduğunu hissetiğimde cevap yazmam mesela ama sonuncusunda baya bir sevgi seli yaşanmıştı, doğmamış ana karnında kalmış bebe gibi bıraktıp onu mesaj kutusunda.

*Bir kere zaten bana bir erkek arkadaşını anlattın diye en yakın arkadaşım olacak değilsin. Kaldı ki en tiksindiğim konu sevgililer.

*Benim cürümüm burası, bu sayfa kadar. Yoksa herkese böyle lafbaz değilim. Bacak kadar çocuk saati sorunca heyecan yapıp saatleri unutuyorum ben.

*Bir kere, lise çağımdayken, bir bey bana saati sormuştu da ben heyecandan kolumu uzatıp ona baktırtmıştım saati. Zamanla ben de bölüm atlıyorum işte.

*Kilitli blog hesabına rastladığım anda elimde olmadan "Sen de siktir git o zaman." diyorum. İnternet camiasında ne mahremi yahu. Ya da bu nasıl bir burnu havadalık. Sen bloggersın, millet okusun diye varsın, elitlik taslama.

*Sanki en büyük dertlerim bunlarmış gibi duruyor ama ben tüm ciddi olayları tumblr'a  bırakmaya karar verdim.

*Vura vura bilgisayarın ekranını bozdum. Nedense bende aklı gidip gelen yaşlıları anımsatıyor, görüntü karıncalanıyor, geliyor gidiyor falan. Çok üzülüyorum.

* Y ve Ğ harflerini karıştırmak da çok fena.

Hiç yorum yok: