23 Kasım 2014 Pazar

Olaylar Silsilesi


*Çok heyecan ve dram yüklü bir yazı yazacakmışım gibi duruyor başlık yüzünden ama öyle değil, sizin pek umursamayacağınız bazı şeylerden bahsedeceğim. Ve bunları yine çok önemliymiş gibi yıldız atıp anlatacağım.

*Komikli kore dizilerine geri döndüm, mimiklerim yine kültür şokuna uğradı, koreli teyzeler gibi hareket etmeye başladım, yadırganacağım.

*Bazı türdeşlerimin dışlanmak ile ilgili sıkıntılar yaşadığına şahit oluyorum, genel sebep karakterlerin birbirlerine uymaması oluyor. Şöyle bir yorum getirebilirim bu konuya; Fuck it off real hard. Açıklamak gerekirse; ergenliğe yavaştan girmem ile birlikte (ortaokul yılları) hem ailedekilerle hem de arkadaş çevrem ile olan ortak noktalarım giderek azalmaya başlamıştı. Özellikle Harry Potter'ı okuduktan sonra iyice farklı semalara doğru yönelmiştim. Bu durum doğal olarak var olan ilişkilerimi zayıflatmıştı ama pek umurumda değildi çünkü ben yaptığım şeylerden hoşlanıyordum. Her zaman bir veya iki çok yakın arkadaşım oldu ancak genel kanı olarak 'gariptim'  Dış görünüşüme dayanarak çok katı ve sıkıcı hatta inek denildiğim bile oldu. Bu yaşımda, 23, hala daha beni garipseyen insanlarla bir yaşıyorum. Ama sorun garipsenmek değil, ben kendimi garip bulmuyorum. Beğenilerim ve ilgi alanlarım beni toplum dışına itmiyor, ben kendime normalim, olmam gereken bu zaten. Bu kadar ucubik olsam şimdiki arkadaşlıklarım da olmazdı. O yüzden götün teki sizi veya sizden birini "Ne kadar garipsin!"diye itelemeye kalkarsa Middle Finger Diyarı'm onlar için var. "Benim durduğum yerden ben gayet normalim godoş."deyin. Godoş yerine başka filler'lar da kullanılabilir tabii.

*Arabada çok sıkıştığımda düşündüğüm tek şey "Şimdi bize çarpsalar ben direk salarım."oluyor, elimde değil.

*Balkona balkon resmi asan annecim bizi infinite loop'lara sokuyor.

*Bugün Ales'e girdim. Bu uzun bir paragraf olacak, kendinizi hazırlayın.
*PART 1:Binaya girmeden önce su almadığım için mal gibi kaldım. yanımda para bile yoktu. Kendimi tamamiyle yetersiz hissettim. Sonra ormanda kazara yalnız kalmış biri gibi nereden su bulabilirim diye düşünürken aklıma musluk suyu geldi. İçmesem bile ağzımı çalkalayarak susuzluğumu dindirdim. Yerime geçtiğimde kendimle övünüyordum. "Kafan çalışıyor lan aferin."diye kendime gaz veriyordum.
*PART 2: Sınavda verilen şekerlerden vişneli mi nedir onu cidden çok seviyorum. Sırf o şeker için tekrar tekrar sınava girebilirim. Ama aynı YDS'de olduğu gibi bana iki naneli bir vişneli geldi, önümdeki adayda ise iki vişneli vardı. Sınava kalbi kırık başladım.
*PART 3: Matematiği direk atladım ve sözel birden başladım. Yavşça ve çok sakince çözdüm. En son sözel mantıkları YAPTIM. Bir soru hariç hepsini çözdüm lan. Bütün sözelden iki boşum var sadece lan, nibiçim mutlu oldum. Özellikle mantık sorularını şemalara oturtmayı başardığım anda kendime hep baş parmak göstererek aferin dedim. Havalara girdim. Matematiğe 25 dakikam kalmıştı ama zaten 5 soru falan çözebildim. İlk soru da kesirler vardı. Onu görünce aklımı kaybedip sevinçten yanaklarımı avuçladım. O beş soruyu çözerken "Görüyor musunuz, he, görüyor musunuz? Hem sözeli yaptım hem de sayısal yapıyom lan ben."diyerek yine kendimi övdüm. Kendimi çok zeki hissettim. Başarılı değil ancak zeki.
*PART 4: Nibiçim sınavdı ya, nibiçimdi, çoh mutluyum. Ehehehehehe.


12 Kasım 2014 Çarşamba

What would have happened if the Avatar were pessimist as fuck?


*Pazartesi sabahı uyanıp günü Pazar sanmak içimi cız ediyor ama burada Pazartesi gününü kötülemiyorum. Hayata adapte olamama suçumuzu niçin Pazartesi gününe iteliyoruz ki hem? Uslu uslu otururken suç üstüne kalan ortanca çocuk gibi, yazık.

*Okulla birlikte ikinci defa TÜYAP'a gittim ve can sıkıntısını azaltma ve zamanla konusunda kendimi geliştirmiş olsam da bu sefer o kadar iyi kitaplar alamadım. "Hepsini zaten net üzerinden alcam." diyerek taşımaya üşendim ya, belki de daha ucuzdu ama taşımaya üşendim yemin ederim. Ve alandaki bavullular beni yine benden aldı.

*Marina'cım yeni klip çekmiş, alın paylaşın.


*Eve doğru yorgun argın ilerlerken yeşilliklerin arasından kilolu bir sokak kedisi fırladı ve onu görür görmez tepkim "Tombik ^_^" oldu. Ben hafif tombiş her şeyi seviyorum sanırım.

*Birebir yaşadığım olayları ve kazandığım deneyimleri benden 50 yıl önce yaşamış bir adamın kaleminden okumak gerçekten çok hoşuma gidiyor. Sanki kitaplara değer yaşamışım gibi. Halbuki her şey kurgu ne kadar hayata paralel olsa da ve dediğim gibi her kitap değerli değil ki.

*AVATAR THE LAST AIRBENDER'ı izledikten sonra hemen Korra'ya geçmiştim ve arabalar, motorlar, gelişmiş şehir falan benim hiç hoşuma gitmemişti. O yüzden Korra'yı izlememeye karar vermiştim. Ama Pipet Dostu'nun bana verdiği özetlerden ve Tumblr'da gördüğüm onca giflerden sonra canım Bükme Hareketleri görmek istedi. Bir cumartesi saat 11'de oturdum ve Korra'nın ikinci sezonunu bitirdim. Bitirdiğimde hayattan gram zevk almıyordum. Neredeyse "Ben de bükücü olmak istiyorum anne."diye ağlayacaktım ki Pipet Dostu'na ağlar gibi yaptım, kendimi koyversem ağlardım. Hogwarts'tan sonra yaşadığım en büyük buhranlara giriyorum yine. Biz de bükücü olaydık ne olurdu yaa, ne olurdu? Ühühühühü.

*Benden 8 yaş küçük öğrencimin Harry Potter'ı okumaması bana garip geliyor, why why why diye bağırmak istiyorum.

*Grace'e tüm kalbimle katıyorum ve diyorum ki seçme şansım olsa hayata kaplumbağa olarak gelirdim.

*Öğrenciler  ben ingilizce öğretmeniyim diye almancayı da çok iyi bildiğimi düşünüyorlar ya da iki üç dil birden bildiğimi. Bu gün bir tanesi "Hocam Almanca'da hangi seviyedesiniz?"diye sordu. "Ben daha inek  ne demek onu öğreniyorum."dedim. Şaka yapıyorum sanıp güldüler. "Cidden."dedim. Daha çok güldüler.

*Vakıf serisi dizi yapılacakmış, kendimi camlardan defalarca atasım var. Çoh heyecanlı O.O

*Her şey güllük gülistanlık gibi ama biz baya fucked up olduk.

5 Kasım 2014 Çarşamba


Bana saati sorduğunda cebimdeki telefon yerine kol saatime baktım. Çünkü ben eskiyi seven bir kadınım. Bu yüzden geçmişte yaşıyorum.

2 Kasım 2014 Pazar

I am bad at spelling, so what?


*Bazen kuyruğumuzun peşinde dolanıyoruz. Hoşuma gitmiyor.

* Yalancı bir rahatlıkta yaşamak üzücü. Bunun bile kıymetini bilememek ahmaklık.

*Amaçlar edinip sadece bunlardan bahsetmek ama yerine getirememek laf kalabalığı.

*Zamanlama hatası yapmak kaçınılmaz.

*Yabancı olanı sevmemek tam bir bencillik ve meraktan yoksunluk.

*Başka bir dilde küfür etmek kolay ve nedense etkisi daha az.

*Asosyal değilim, sadece bir başıma oturuyorum.

*Tüm eğlencem internet el verdiğince.

*Kitaplar arası geçiş çok zor.

*Hayvanlardan kendi kurallarına uyulmasını beklemek burnu havadalık.

*Bir biyologun çevreye ve canlılara duyarsız olması umutsuzluk verici.

*Ben çocuk doğurma makinası değilim.

*Eskiyi, var olanı düzeltmek yerine yeniyi üretme hevesimiz yararsız.

*Emir alırken kurallara karşı çıkmak eğlenceli , emir verirken kurallar sarsılmaz dayanağınız.İki yüzlülük.

*Erkeklerin ağlamaya hakkı var.

*İnsanlar diğerlerini kullanmaya çocukken başlar.

*Bütün kitaplar okumaya değer değil.

*Kitap okumayanlar salak değil.

* 'Kanıksamak' korkutucu bir eylem. Canınız çok yanmadıkça her şeyi kanıksayabiliriz.

*Blog'a halı sermiş gibiyim.