12 Kasım 2014 Çarşamba

What would have happened if the Avatar were pessimist as fuck?


*Pazartesi sabahı uyanıp günü Pazar sanmak içimi cız ediyor ama burada Pazartesi gününü kötülemiyorum. Hayata adapte olamama suçumuzu niçin Pazartesi gününe iteliyoruz ki hem? Uslu uslu otururken suç üstüne kalan ortanca çocuk gibi, yazık.

*Okulla birlikte ikinci defa TÜYAP'a gittim ve can sıkıntısını azaltma ve zamanla konusunda kendimi geliştirmiş olsam da bu sefer o kadar iyi kitaplar alamadım. "Hepsini zaten net üzerinden alcam." diyerek taşımaya üşendim ya, belki de daha ucuzdu ama taşımaya üşendim yemin ederim. Ve alandaki bavullular beni yine benden aldı.

*Marina'cım yeni klip çekmiş, alın paylaşın.


*Eve doğru yorgun argın ilerlerken yeşilliklerin arasından kilolu bir sokak kedisi fırladı ve onu görür görmez tepkim "Tombik ^_^" oldu. Ben hafif tombiş her şeyi seviyorum sanırım.

*Birebir yaşadığım olayları ve kazandığım deneyimleri benden 50 yıl önce yaşamış bir adamın kaleminden okumak gerçekten çok hoşuma gidiyor. Sanki kitaplara değer yaşamışım gibi. Halbuki her şey kurgu ne kadar hayata paralel olsa da ve dediğim gibi her kitap değerli değil ki.

*AVATAR THE LAST AIRBENDER'ı izledikten sonra hemen Korra'ya geçmiştim ve arabalar, motorlar, gelişmiş şehir falan benim hiç hoşuma gitmemişti. O yüzden Korra'yı izlememeye karar vermiştim. Ama Pipet Dostu'nun bana verdiği özetlerden ve Tumblr'da gördüğüm onca giflerden sonra canım Bükme Hareketleri görmek istedi. Bir cumartesi saat 11'de oturdum ve Korra'nın ikinci sezonunu bitirdim. Bitirdiğimde hayattan gram zevk almıyordum. Neredeyse "Ben de bükücü olmak istiyorum anne."diye ağlayacaktım ki Pipet Dostu'na ağlar gibi yaptım, kendimi koyversem ağlardım. Hogwarts'tan sonra yaşadığım en büyük buhranlara giriyorum yine. Biz de bükücü olaydık ne olurdu yaa, ne olurdu? Ühühühühü.

*Benden 8 yaş küçük öğrencimin Harry Potter'ı okumaması bana garip geliyor, why why why diye bağırmak istiyorum.

*Grace'e tüm kalbimle katıyorum ve diyorum ki seçme şansım olsa hayata kaplumbağa olarak gelirdim.

*Öğrenciler  ben ingilizce öğretmeniyim diye almancayı da çok iyi bildiğimi düşünüyorlar ya da iki üç dil birden bildiğimi. Bu gün bir tanesi "Hocam Almanca'da hangi seviyedesiniz?"diye sordu. "Ben daha inek  ne demek onu öğreniyorum."dedim. Şaka yapıyorum sanıp güldüler. "Cidden."dedim. Daha çok güldüler.

*Vakıf serisi dizi yapılacakmış, kendimi camlardan defalarca atasım var. Çoh heyecanlı O.O

*Her şey güllük gülistanlık gibi ama biz baya fucked up olduk.

2 yorum:

complete_the_sentences dedi ki...

Pt. sabahı uyanıp, günü pazar sanmak... İlk cümlede içim cızladı. :)
Bu arada almanca inek ne demek öğrendin mi? ;)

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Almancada inek Die Kuh imiş. Öğrendim ehe. Temel hayvan bilgisine sahibim çok şükür.