19 Nisan 2015 Pazar

FANTASTİK TÜRKLER -1-


*Merhaba sevgili gerçek ve hayali okuyucularım.

*Önceki gönderilerimi okuduysanız bilirsiniz ki fantastik veya bilimkurgu yazan her Türk evladının kitabını okumaya ve özellikle bayanlara destek çıkmaya karar vermiştim. Bu kararımı şaşırtıcı bir şekilde devam ettiriyordum. O kitaplardan biri de Ecel oldu.


*Şimdiye kadar okuduğum Türk fantastik kitapları daha küçük yayınevlerinden çıkmıştı. İthaki'nin yayınladığını öğrenince zaten insan bu kitabı okumalı diyor. Ben diyorum.

*Konunun ne ile alakalı olduğunu her zamanki gibi anlatmayacağım, zaten arka kapağını bulursunuz her yerde. Ben sadece sevdiğim kısımları ve neden sevdiğimi açıklayacağım ve açık bir şekilde kitabın reklamını yapacağım.

*Kitabı aldığımda ilk yaptığım sayfaları karıştırıp karışık bir şekilde okumaktı. Anita Blake tadı geliyordu ve zaten yazar hanım Anita Blake hayranıymış. (ahahah first common point) Başta özentisi sanmıştım ancak sadece tadı var, kopyala yapıştır gibi bir durum yok.

*Seven filminin bitiş jeneriği beni ne kadar etkilediyse bölüm başlıkları da beni o kadar etkiledi. Bölümler 71'den başlıyor ve 0'da bitiyor. Geri sayım yapıyorsunuz gibi. Çok heyecanlı oluyor ya ehehe. Çok güzeldi.

*Diyaloglar çok gerçekçiydi. "ay,be yani,aman"lar bolcaydı ve akıcıydı. Benim için diyalogları okumak daha eğlenceliydi.  Örnek olarak;


Olmaz tabii. Eehehehe, kalbimi kitaba kaptırdığım cümle.

Bu diyalog ile yazar hanımın fanı olmaya karar verdim.

*Kitap 600 sayfaya yakın, bazısı şikayet etmiş, bölseydin falan demiş ama bence hiç sıkıntı olmadı. Gerçekten çok kalın gözüküyor ama çabuk bitiyor kitap.

*Kitapta romantik ilişkiler yoktu, ne kadar mutluydum okurken bilemezsiniz ya. Aahahah kimse birbirinden hoşlanıp da salak saçma hareketler yapmadı. Bir ara Jesse ve Ece arasında birş ey çıkacak sandım(belki de hormonlarımın çoştuğu bir anda umdum da) ama flörtleşme bile yoktu. Ne kadar minnettarım bilemezsiniz. En büyük artılarından biri buydu.

*Ana karakter-Ece- cinleri avladığı için iki hayatı birlikte yürütmek zorunda, yani ananesi var. Onu oyalamaya çalışıyor sürekli. Bu tür iki hayatlı karakterlerde aileyi idare etmek veya mantıklı bir şekilde kurguya sıkıştırmak çok zordur. Yazar hanım bunu da başardığı için tebrik ediyorum.

*Görünce aklımı kaybettiğim başka bir olay Ece'nin regl olmasıydı. Her ay yaşadığımız olayın hiç bir kitapta geçmemesi sinirimi bozuyordu, bu kitapta görünce başım göğe erdi. Yazar hanıma çok teşekkür ediyorum. Artık biri yazmalıydı yani.

*Ben kitabı çok sevdim ve yazar hanımı imrenerek takip ediyorum. Yabancı yazarların her yazdığı oku boku almaktan ziyade canınız fantastik çekince bu kitaba bir şans verirseniz ciddi sevineceğim. Çünkü ikinci kitap çoktan yazılmış, yayını bekliyor ya. Alın da basılsın ikincisi, çok pis bir yerde bitti ilk kitap.

*Yazarın skype üzerinden yapılan bir röportajını izledim ve arkasındaki duvarda The Crow posterini görünce yine yeniden kendimden geçtim.(ahaha second common point)

*Belki de söyleyecek bir sürü şeyim vardı ama şuan aklıma gelmiyor. Kitabı alıp okuyun, kütüphanelere koyun.



Hiç yorum yok: