2 Eylül 2015 Çarşamba

Money is the reason we exist


*Everybody knows it. it's a fact. Kiss kiss

*Aylar, belki de yıllar önce terk ettiğim Lana'ya geri dönmem bir işaret olmalıydı. Ben o işareti yeni yeni anlıyorum.

*Yok yere mutsuzluğum ve can sıkıntılarımı gidermek için daha kötüsüne ulaşmaya çalışmak beni iyileştiriyormuş.

*Geçen birkaç hafta önce kapıldığım buhrandan Twilight maratonu yaparak çıktım. Filmler ve kurgu öyle kötüydü ki çok eğlendim. 6-7 saatimi heba etmiş gibi hissetmiyorum o yüzden. Robert'ın ve Kristin'in da o filmlerden nefret ettiğini bilerek izlemek ise ayrı zevkliydi.

*Dün bin defa yazıp yazıp sildim ve en sonunda küfrederek kapadım. Sonra ise bomboş dram-romantik filmi izleyerek kendime geldim.

*Bugün ise moralimi yerine getiren Morganville Vampirleri'nin 14. kitabının çıkması ve 400 sayfa olması. Aahaha kafayı yiyeceğim. Zamanında idolüm olan Anita'nın bile bir yerde bitmesi gerektiğini düşünürken şu seri biterse çok üzüleceğim.

*Rocky'nin soundtrack'ini dinlerken korkutulmasaydım gayet mutlu ve çoşkulu bir şekilde hayatıma devam edecektim.

*Rocky maratonu yapmak da gayet moral yükseltici bir aktivite. Özellikle "Yo Butkus!" diye bağırılınca.  'Yo Adrian!"ikinci sırada.

*Söylemeden edemeyeceğim ama bazı kişiler size tanışalı daha bir iki saat olmasına rağmen nasıl evlenme teklifi aldığını anlatma ihtiyacı hissedebilir. Ve bu hissiyatı gidereceklerdir de.

*Burada bazılarına laf sokunca rahatlıyorum, sonra olayı tekrar düşününce kendi hatalarımı görüyorum. Ama kendi hatalarımı buraya yazmıyorum. Çünkü hayatıma devam edebilmek için hep başkasının suçu olması lazım. Yedi senedir bir kitabı bitirememi başkasının üstüne yıkabilseydim onu da yapardım.

*Onu da yapmıştım ya, hatırladım ama buraya yazmamıştım.

*Kadın kalkmış diyor ki "Kitap beş bin satılsaydı da bana yeterdi." Ahahaha. AHAHAHAHAHA. Kadının satış rakamları o denli yersizce yüksek ki adam ona "Beş bin çok iyi bir rakam." deyince  "Ah öyle mi?"diye soruyor.

*Sizin arkadaş edinme süreniz ne kadar bilemiyorum ama iki üç saat sonra telefonları almak ve kayınvalide çekiştirmek bir hafta olmamalı gibi geliyor bana.

*Yabani olan ben miyim yahu?

*Yeni mezun bir öğretmenin benden akıl istemesi çok ciciydi. İşe yeni başlamıştı ve kaynak kitap istiyordu. Ona diyemedim ki ümüğünü sıkacaklar burada. Demeyi çok istedim ama demedim. Demeli miydim bilemiyorum.

*Bu konudan sonra bahsedeceğim.

*Keşke bende Balboa azmi olsaydı. Bari kendi Yo Adrian'ım için birşeyler yapayım.

*Bir çiftin aynı zaman diliminde birbirlerine duydukları aşkı burada dile getirmelerini okuduktan sonra kendi 'Yo Adrian'ımdan/Pipet dostundan burada bahsetmek istemiyorum. Çünkü o gönderi beni çarptı.

*Üzerimde vıcık sarkastik bir hava var. Böyle sayfalarca yazacak gibi hissediyorum. Sanki dört yıl öncesine dönmüşüm. Ama burada duruyorum.

Hiç yorum yok: