30 Mart 2016 Çarşamba

THE DUST


*Merhaba gerçek ve hayali okuyucularım. Az ve öz olmak her daim iyi, sevindirici, tatmin edici ve dinlendirici. I like you in that way.

*İnsanların kötülük ve moronluk kapasitelerine çoktan alışmış olmam gerekirken mekan ve kişiler değiştikçe her seferinde yeniden insanların kötülükleri ve moronlukları karşısında hayrete düşüyorum.

*Hayatımda insan sayısını bilerek az tutmam her zaman benim hakkımda "O niye bizimle oturmuyor? Neden bizimle konuşmuyor? Niçin günaydın demedi? Yoksa bizi sevmiyor mu?" vb sorulara gark edecek. Üzerinde düşünün durun gerzekler, sizi cidden sevmiyorum.

*Hümanistliğim zaman içinde kaybolduysa bu benim suçum mu? İdeallerimi sürdürmek zorunda değilim. Dokuz yıldır hayalini gerçekleştirmeyen bir insanım. Benim için çok boşluk yaratacak bir durum değil.

*Biraz önce aklımda gönderi yazarken bu kadar alaycı ve kötümser değildim. Farkında olmadan yılgınlığım irin gibi birikmiş.

*Bu dünyada çocuk pornosu diye bir olgu söz konusuyken çocuk yapmaya heveslenenlere sabır diliyorum. Çünkü çocuğunuzu korumak için büyük bir çaba ve güç sarf edeceksiniz, yine de bazen koruyamayacaksınız.

*Erkeklerin kadınlara, genç kızlara, kız çocuklarına, erkek çocuklarına, genç erkeklere, diğer erkeklere, hayvanlara ve cansız cisimlere tecavüz etmelerini aklım almıyor.

*Kadın tecavüzcülerin  olmadığını da göz ardı edemeyiz.

*Kadınların birbirini yaka paça aşağılara çekmelerini de göz ardı edemeyiz.

*Bir afgan kadının "Türkiye'ye dönmektense Avrupa'da ölürüm daha iyi." demesini okuyunca bizim için cidden üzüldüm.

*Burada yaşamak zorlaşsa da gidecek başka yer de yok artık benim gözümde. Birkaç nadir ülke kaldı o kadar. Amerika'da yaşamaktansa Türkiye'de ölürüm daha iyi. Avrupa ilk bakışta cezbedici gelse de orası da boktan. Tecavüz oranlarının en yüksek olduğu ilk on ülkeyi araştırıp bakarsanız baya şaşırırsınız. Japonya'da yaşamayı da o kadar arzu etmiyorum artık. Liseli genç kız fetişleri ve avlanma politikaları beni rahatsız ediyor.

* 'Coğrafya kaderdir.'

*Tez elden zengin olsam keşke, kendime ada satın alabilsem. Gerçi bazıları kredi çekip alınabilecek kadar ucuzdu.

*54 kilo olmama rağmen 100 kiloluk bir kadının yağ oranına sahip olmam çuval çuval yediğim pilavdandır. Canım pilav.

*Pilavsız hayat zor.

*Özel okullardan kurtulup devlete atandım. Yarım gün ders izleyip( yeni sistem) rapor yazıp öğretmenler odasında kitap okuyorum ve özelde çalıştığımdan 200 lira daha az alıyorum.

*Yukarıdaki yaşadığım ütopyadır. Bu ütopya gerçektir. Ve bazıları bu çalışma koşullarına bile şikayetlenebiliyor.

*Benden daha mızmız insanları çekemiyorum. Çünkü bu olayın rock bottom'ı benim. Daha derini ağzını yüzünü dağıtmalık.

*Atandığım şehir Diyarbakır. Derlermiş ki 'İnsan bir buraya gelirken bir de buradan giderken ağlarmış." Ben gelirken ağlamadım. Yalnız da değildim, Pipet Dostu da benimleydi. Ama üç dört yıl sonra giderken ağlayabilirim. Çünkü ilk evim burada oldu ve bazı insanlar cidden çok iyi yürekli. (Özellikle bazı taksiciler)

*Gönderinin başlığına gelirsek, ev sizinle savaşan bir mekanizmadır. Ne kadar temizlerseniz o kadar toz üreten bir varlıktır, farkında olmadığınızda toz topaklarının evrimleştiği bir kaynaktır. Annelerimiz haklıymış gençler, evin işi hiç bitmiyor. Ananızın elini öpün.

(*İnsan yemek yapmaya başlayınca eli ya soğan ya da sarımsak kokmaya başlıyormuş. Yeni bir evren benim için.)

Hiç yorum yok: