10 Ekim 2016 Pazartesi

Golden Shot


*Merhaba sevgili hayali ve gerçek okuyucularım.

*En son celebrity crush'ımı unutmaya çalışıyordum. Neyse ki kurtuldum bu illetten. Gerçek hayatıma adapte olabildim.

*Galiba önce okulda vuku bulan olaylardan bahsedeceğim. Şuan en eğlendiğim zamanlar onlar.

*Atandığım okulda norm fazlası çıkınca üç hafta boyunca başka bir okula geçmeyi bekledim. Resmen Kafka'nın Şato'sunu yaşadık okulca.

*Hayatımda en çabuk ve en kolay yalan söylediğim yer sınıf. Şöyle ki, öğrenciler yaşımı sorduğunda hep iki-üç yaş fazla söylüyorum ki aramızdaki yaş farkı iyice artsın. Kaç yıllık öğretmen olduğumu sorduklarında iki katını söylüyorum ki görmüş geçirmiş bilsinler. Sonra yaşımla çalıştığım seneyi örtüştürmediklerinde 'Üniversitede de çalıştım.' diyorum. İyice akılları çıkıyor.

*Böyle rakamlarla oynayınca da 'Ne kadar minyoniksiniz.'diyorlar. (Bu sabah cidden dendi bu cümle.)

*Hayatlarında ilk defa Almanca gördükleri için 'Ya hocam İngilizceyi Almanca ile karıştırıyoruz' diye havalanıyorlar. Sonra duolingodan öğrendiğim yeni kelimelerle akıllarını alıyorum falan.

*Ayrıca çok ilginçtir. Ülkenin öbür yakasında bazı öğrencilerimin tipleri ile buradaki öğrencilerim tipleri neredeyse aynı. Aralarında akrabalık da yok. Sanki aynı öğrenciyi ikinci defa sıfırdan başlatıyor gibiyim. Nostaljik hissediyorum.

*Okuldaki bir branştaşım ile aynı kolejde, farklı şubelerde çalışmışız. Ben iki hafta dayanabilmiştim. O altı ay dayanmış. Diğer branştaşım ile ise aynı üniversiteden mezunuz. 'Yaradanım' dedim. 'resmen dualarımı kabul etmişsin.' Çünkü arkadaşsızlıktan ciddi ruhsal sıkıntılar çekmeye başlıyordum.

*Altı buçukta kalkıyorum.

*Beni tanıyanlar bunun ne denli büyük bir milat olduğunu bilir.

*Bir de bir ay sonra spora yazılacağım. O yüzden şimdi kendimden geçmişcesine abur cubur ve fast food tüketiyorum. Vedalaşıyorum gibi bir şey.

*Aylardır yazılarımda doğru düzgün bir görsel kullanmadım. Bu sizi rahatsız ediyor mu?

*Ve bir yazıp bir bıraktığım romanı bilişim ağına sundum. Okumak istersiniz belki.
kıvılcım

(Bunlar nasıl böyle kapak hazırlıyor ya?)

5 yorum:

Ninca Samurayzadeoğlu dedi ki...

Yaşını fazla söylemen okurken bana acayip mantıklı geldi, öğrenciyken 20li yaşlar büyük geliyor ama yine de öğrenciler küçük gördüler mi ortamı cıvıtma konusunda harikalar yarattıkları yine seçimini takdir ettim.

Sabahları altı buçukta kalktığını okumak nöronlarımı sızlattı, acil şifalar diliyorum seninkilere de.

Son olarak kitabını yayınladığın için ne kadar mutlu oldum anlatamam, geçen yıl bu zamanlarda kitabını okumaya başlayıp da sürüngenliğim yüzünden uzatmalara bıraktığım ve ardından da nerede kaldığımı unuttuğum için vicdan azabı çekiyorum. Okuyup sana yorum yaparım diyip de bitiremediğim için katıksız bir öküz gibi hissediyorum. Uzun zamandır içimde gizlenen pasif utandım be kıvrandırıyor, arada bir dosyayı telefonda kaybedip durduğum için gmailden tekrar tekrar indirip sonra okumayı unutuyorum ama geldiğim yere kadar kitabına gerçekten ne kadar bayıldığım bir türlü kelimelere dökemiyorum. Hazır sen de yayınlamışken sanırım yeniden başlamayı becerebilirim artık ;0;

Ninca Samurayzadeoğlu dedi ki...

Telefonda yorum yazmam autocorrectle faciaya yol açtı kusura bakma -_-"""

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...


Teşekkür ederim. Her sene ergenlerle nasıl başa çıkılır onu öğreniyorum. Fakültede bunları öğretmeleri lazım.

İkili öğretime düşeceğim diye çok korktum çünkü o zaman beşte kalmam gerekecekti. Bir de sağolsun biri hep 6.20 de kapıyı çalıyor yanlışlıkla. Onun sayesinde uyanabiliyorum.

Ben bitirmediğini bilmiyorum ya. Yorumların o kadar sanmıştım. Bak sen! Daha fazlasını bekliyorum o zaman.

Ruhsuz Atmaca dedi ki...

Ülkenin matematik noksanlığı olduğu senin sayısal oyunlarınla belli oluyor birde bazı merak unsurları yok ama ilerde çıkması mümkün olan platonik öğrenciler bu yaş mevzusunu deşebilirler. :))

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Bu yaş mevzusu sadece dönemin ilk dersinde sorulur. O da ders işlenmesin diye akıllarına anca bu kadar soru geliyor. Daha fazla ilgileneceklerini sanmıyorum. Hayatlarında o kadar sansasyon yaşıyorlar ki.