15 Ekim 2016 Cumartesi

Spotless Mind #4

KASIM 2010

*Gallows dinleyince özellikle Orchestra of wolves'u gaza gelip birini öldürebilecekmiş veya son gaz ters yönde motor sürebilecekmişim gibi ya da çıplak ayakla ormanda ciğerlerimi patlatacak kadar hızlı koşabilecekmişim gibi hissediyorum. (Uzun süredir Gallows dinlemedim ama dinlesem sanırım yine böyle hissederim.)

*Bugün bi adam Ankaray'a "Noluyo lan.Nereye?"dedi durması gerekirken devam edince.Gözlerim yaşardı hemcimsimi görünce ben de konuşuyorum Ankarayla. (Ankaray ile konuştuğumu unutmuşum. Evet, toplu taşıma aracı ile içimden konuştuğum oluyordu.)

*Ankaray =Metro=toplu taşıma aracı=Roller costar=Kliması diğer tüm klimaları ezip geçebilen bir çufçuf. (Ankaray'a ilk bindiğimde öyle heyecanlanmıştım ki hızlı trene binmiş kadar olmuştum. Yalnız, ne denli küçük ve saf olduğumu anladım şuan. Metro benim için eğlenceli bir yenilikmiş.)

*Pembeyi harbi sevmiyorum. (Hala sevmiyorum.)

*Ben de tam boy Ville Valo posteri varya,var işte kocaman,gerçek boyutlarında.Var olduğunu hatırladıkça mutlu oluyorum. (Tam boy Ville Valo posterim olduğunu da unutmuşum. Posterlerimi öğrencilerime dağıtmıştım geçen sene. Belki bunu da vermişimdir. (Poster dağıtan bir öğretmeni bile üzebiliyorlar, yazık.))

*Sevgimi sıvılaştırabilirim=Ağlayabilirim. (En yakın tarihli sevinçten ağlamamın üzerinden dokuz ay geçti.)

*İlk izlediğim kore dizisi Trt1'de Düşlerimin prensiydi. (Beni bir celebrity crushtan diğerine sürükleyeceğini kestiremedim. Dizi izleyerek dil öğrenildiğini de bu şekilde kanıtlayabilirim. Nasıl yazıldığından haberim olmadan Korece öğrenebildiğim kadar kelime öğrenmiştim.)

*İÇİMDE BİR HİS VAR   İyimser elf: Burs çıkacak.Sonra ben bütün paramı kitaplara yatıracağım.Kütüphanem dolup taşacak.Bu görüntü karşısında mest olacağım. (Burs çıkmıştı ama paramı kıyafete yatırdım. Kitapları okulun kütüphanesinden okuyordum.Bir kitapevinden alabileceğimden daha çok kitaba ulaşmış oldum.)

*Ankara'da kuşlar uçmuyor ya çok mallar.Benim ole bir imkanım olsa sekerek yürümem sürekli uçarım.Aptal kuşlar.Kuş beyinli  kuşlar. (Şehir böyle bir şey işte. Kuş bile doğasına aykırı yaşıyordu.)

*O kadar kitabı severim ama bi Fareler ve İnsanlar bende yıllarca süren ve sürecek bir etki bıraktı. (Arkadaşlıklarımı devam ettirememe problemimi bu kitabı 11-12 yaşımda okumama yoruyorum.)

*Yarın da edebiyat sınavım var.Bu kadar sene ben edebiyatı çoğ seviyorum,edebiyattan yüksek lisans yapacağım derkenn umarım en düşük notu alıp rezil rüsva olmam millete.O zaman okulu bırakım abi.Bu rezillikle yaşayamam. (İngiliz Edebiyatı vizelerinden hep yüksek, finallerinden hep düşük alarak sene sonunda ortalama getirdim. Yüksek lisans yapmadım ve yapacağımı sanmıyorum. Bir de şu var ki, kendi dönemimde ilk edebiyat sınavından birkaç sınıf içinde en yüksek ben almıştım. O yüzden bu durumu kurtarır.)

*Belki Robert Smith'in saçları olsaydım hayatım daha egzanrtik olurdu. (Benim hayatım da fena değil bence. Şuan Robert Smith'in saçı olmaya özenmiyorum.)

*Belki kokoş olsaydım hayır bu ithimal yok.Korkunç. (Bence kokoş olmaya başladım.)

*Belki de hayatımda hiçbirşey başaramadan ölücem. (Hedeflerimi gerçekleştirmeden öleceğimi anlarsam galiba ciddi üzülürüm ama bu hedefler gerçekleşmese bile öğretmenlik bir şekilde ruhsal doygunluk yaşatan bir meslek. Senenin başında ingilizceden nefret ederken sonunda severek ayrılıyorsa okuldan öğrenci veya daha ilk haftamızdan 'Galiba bu sene ingilizceyi öğrenebileceğim.'diyorsa bu beni yeterince memnun ediyor.)

*Belki benim de postallarım olcak. (İki çift postalım var. Ben deli gibi ararken hiç bir yerde yoktu ne yazık ki. Zaten ben hep modayı önden takip ettiğimi düşünüyorum.)

*Şimdi bu izleyici bölümünde tamam izleyicilerim var da acaba hakkaten okunuyor muyum? (Galiba okunuyorum.)

*Kemiklerim (evet onlarla konuşuyorum,başkasına ait kemiği sevmişsem onla da konuşurum) sizi sevdiğimi biliyorsunuz niye ortaya derimi yırtacakmışsınız gibi çıkmıyorsunuz.Öyle olabilmesi için ne kadar zayıflamalıyım?Cevap ver bana köprücük kemeği. (Pipet Dostu köprücük kemiklerimin gittikçe belirginleştiğini söylüyor ama pek umurumda değil. Kemiklerle eskisi gibi ilgilenmiyorum.)

Hiç yorum yok: