13 Şubat 2017 Pazartesi

The Dog and The Wind


*Gönderi başlığım çok tatlış bir çocuk kitabının ismi olabilirdi ama ben fobilerimden bahsedeceğim. Belki bahsedersem onları rasyonelize edip korkumdan kurtulabilirim. (pek sanmam.)

*Bazı cins köpeklerini seviyorum. Genel anlamda köpekleri sıcakkanlı olarak görüyorum. Canları yansın kesinlikle istemem. Ama benim etrafımda olsunlar istemiyorum. Bu çok bencilce olacaksa ben onların etrafında olmak istemiyorum ki ne zaman görsem yön değiştiriyorum. Binadan çıkmadığım bile olmuştu.

*Bir dönem köpeklerin bir deneyle süper zeki ve kötücül olduğu bir gerilim filmi izlemiştim. O günden beri fobim aynı değil.

*Rüya güncemi okuduğumda kabuslarımda yüzde doksan köpeklerin beni ısırdığını görmüşüm.

*Köpeğin yanısıra diğer hayvanlara da dokunamıyorum.

*Çocukken kuzenimin tavşanına dokunmuştum. Tüm kaslarını ve kemiklerini hissedip iğrenmiştim. O gün bugündür hayatım aynı değil.

*Dünyada insan ırkından daha fazla türü bulunan hayvan alemine karşı dindiremediğim bir korkum ve çekincem var. (Help me!)

*Bunun üstüne bir de uçak fobim oluştu sanırım. Son uçak yolculuğumda uçak o denli sarsıldı ki o an öldükten sonra yaşamın  gerçekten de olup olmadığını, varsa nasıl olduğunu düşündüm. Ayrıca tüm uçuşu tamamlayıp tam İstanbul'a inecekken yere çakılıp ölmenin nasıl boktan olacağını. Çünkü lanet bir haberde bir uçağın inişte yere çakıldığını ve herkesin öldüğünü görmüştüm. O günden beri hayatım aynı değil. Kocaman uçak sallanıyorsa, içinde daracık koltukta rüzgardan sarsılıyorsan o zaman gayet de düşebilirsin.

*Oksijen maskelerinin düşmesini bekledim. O derece.                                                                              

Hiç yorum yok: